Yankı'nın Son Sayısı >ORMAN TEŞKİLATI 175 YAŞINDA

Orman Genel Müdürlüğü 1839 yılından günümüze kadar ulaşan oldukça köklü bir kurum olduğunu 175. Yılını kutlayarak gösteriyor. Bu teşkilat, en önemli temel ihtiyacımız olan ormanları ve ağaçları koruyor, orman alanlarını genişletiyor ve insanlığın hizmetine sunuyor. Aradan geçen 175 yıllık süreç içerisinde değişik bakanlıkların bağlı kuruluşu olarak, ülkemiz ormanlarının korunması, geliştirilmesi ve topluma çok yönlü ve sürdürülebilir faydalar sunacak şekilde işletilmesi görevini başarıyla yerine getiriyor.


Bizler de bu teşkilatı ve çalışmalarını Orman Genel Müdürü İsmail Üzmez’den dinledik. Üzmez, 175 yıllık köklü bir teşkilatın en önemli ayakta kalma sebeplerinden birinin de Türkiye’nin en ücra köşelerine kadar kurulmuş olan bir sisteminin olmasıdır diyor. Üzmez, ormanlarla ilgili bilinmeyeni dergimize anlattı.


EN ÜCRA KÖŞELERİ TUTMUŞ BİR TEŞKİLATIZ

175 yıllık koca çınar olan Orman Genel Müdürlüğünü geçmişten günümüze tanıtabilir miyiz ?   
Orman Genel Müdürlüğü 1839 yılına uzanan geçmişi ile ülkemizin en köklü kuruluşlarından biridir. Aradan geçen 175 yıllık süreç içerisinde değişik bakanlıkların bağlı kuruluşu olarak, ülkemiz ormanlarının korunması, geliştirilmesi ve topluma çok yönlü ve sürdürülebilir faydalar sunacak şekilde işletilmesi görevini başarıyla yerine getirmiştir.
Bilindiği gibi Anayasa’nın 169.maddesi özetle; Devletin, ormanların korunması ve genişletilmesi için gerekli kanunları koyacağını ve tedbirleri alacağını, bütün ormanların gözetiminin devlete ait olduğunu, ormanların mülkiyetinin devir edilemeyeceğini, Devletçe yönetilip, işletileceğini hüküm altına almıştır. Orman Genel Müdürlüğü esas itibariyle bu hükümleri uygulamak üzere ve “yerinden yönetim esasına” göre kurulmuş bir kamu kuruluşudur. Dolayısı ile ülke ormanlarının korunması, geliştirilmesi ve topluma çok yönlü ve sürdürülebilir faydalar sunacak şekilde yönetilmesinden sorumludur. 
 Teşkilatımız da 1396 şeflik, 243 işletme müdürlüğü, 27 orman bölge müdürlüğü, merkezde 21 daire başkanlığı olmak üzere yaklaşık 41 bin beş yüz personelle ormanlara hizmet ediyoruz. Hizmet bekleyen 75 milyon insanımıza da hizmet veriyoruz. 21 bin adet orman köyümüz var. Yaklaşık 7 milyon orman köylümüz var. Bu 7 milyon köylümüzle her gün ilgilenilmesi gerekiyor bu köylülerimiz odun üretiminden, fidan dikimine, odun dışı ürün üretiminden ormanların korunmasına kadar çok geniş bir alanda emek veriyorlar. Emeği paraya çevirebilen ve en ücra köşelere kadar hizmet veren bir kurumuz.

İŞVEREN BİR KURUM
Bazen bu emek paraya dönüşmeye biliyor o zaman bu orman köylülerine yol gösterip onlara aynı zamanda işveren durumuna geçiyoruz. Orman köylülerinin ayaklarına gidip ne yapılması gerektiğini anlatıyoruz. Bu nedenle orman köylülerinin bir noktada işvereniyiz. Bunları gerçekleştirmek için de kuruluşunun taşlarını en ücra köşelerine taşımış bir teşkilatız. Bugün Türkiye’nin her ilçesine, kasabaya veya bakkalı olmayan bir köye gittiğinizde bile bir orman teşkilatı bulabilirsiniz. Aynı zamanda teşkilatımızın orman ürünlerine ihtiyacı olan kurum ve kuruluşlarla da işbirliği bulunuyor .

ORMANLAR İNSANLIĞIN AKCİĞERLERİDİR
Ormanlar üretmiş oldukları oksijen ve tutmuş olduğu karbondioksit gibi çevresel faydaları nedeniyle insanların akciğeri gibi görev yapmaktadır. Ormanlar sadece iş alanı olmayıp ürettikleri fonksiyonlarla temel ihtiyaçlarımızı da karşılamaktadır. Bilim adamlarının yaptığı tespite göre ormanların 6 bin çeşit faydası vardır. Ormanların hem parayla ölçülebilen hem de parayla ölçülemeyen faydaları vardır. Parayla ölçülebilen sanayi ve işletmeler gibi kuruluşların ham madde ihtiyaçları orman ürünlerinden karşılanmaktadır. Ancak daha da önemlisi parayla ölçülemeyen unsurlardır. Karbondioksiti bünyesinde barındırıp bizlere oksijen olarak veren ormanlarımız bunun içinde bizden para almayan bir fabrikadır. Bir santim toprağın oluşması için bazen bin yıl geçmesi gerekiyor bu toprakların da akıp gitmemesi için ağaçlara ihtiyacımız vardır. Toprak nasıl insan hayatı için vazgeçilmez bir unsursa bunların denizlere akıp gitmemesi için de ormanlarımız o kadar öneme sahiptir. İnsanlara zarar veren havada bulunan partikülleri de yine ağaçlarımız bünyesinde hapsetmektedir. Sesi ve gürültüyü absorbe  etmekte, ve ilaç sektöründe de ham madde kaynağı olarak bizlere fayda sağlamaktadır.

ORMANLAR TÜRKİYE’NİN DEĞİL DÜNYANIN ORTAK MALI
Orman sadece bulunduğu yere ait olmayıp, tüm dünyanın ortak malıdır. Aslında buna insanlara oksijen sağlayan bir makine gibi bakmak lazım. Günümüzün en önemli sıkıntısı nedir? Küresel ısınma. İklim değişikliğinin en büyük nedeni küresel ısınmadır. Küresel ısınma ile en büyük mücadele ise ormanları korumak ve ağaçlandırma yapmaktır. 
Ormanlar böylesine önemli görevleri yerine getiriyorsa orman teşkilatında çalışanların birinci görevi; Orman alanlarını korumak,
İkinci görevi; sürdürülebilir orman arazileri oluşturmak devamlılığı sağlamak, devamlılığı sağlarken ormanları işletmektir. Ormanların sürekliliğini bozmadan işletilmesini sağlamalıyız.
Üçüncü görevi; Ağaçlandırma yaparak orman alanlarını genişletmek bu konu da dünyanın sayılı ülkeleri arasındayız. Orman alanlarını genişleten ender ülkelerden biriyiz. Birçok ülkede orman alanları daralırken bizim ülkemizde orman alanları genişlemektedir. Bizim için hem mutluluk verici hem de kurum için bir onur kaynağıdır. Bu üç ana kriter ile ormancılık faaliyetlerimizi yürütüyoruz.

YANGINLARA KARŞI ÖZVERİLİ MÜCADELE
Orman teşkilatı görevlerini yerine getirirken kamuoyunun gözönünde değil genelde dağların arkasında en ücra köşelerde çalışan bir kurumdur. Amacımız, kurumumuzu görevlerini yerine getirirken sadece orman köylülerine değil, tüm Türkiye Cumhuriyeti’ne tanıtmaktır. Orman alanlarını korumak adına da kamuoyu ile işbirliği yapmak temel amaçlarımız arasındadır. Orman yangınları bulunduğu coğrafya açısından ülkemizin acı bir gerçeğidir. Orman yangınları tüm ülkemiz olduğu gibi bizlerin de yüreğini yakmaktadır. Yıllarca bakıp büyüttüğünüz ve emek verdiğiniz ormanlar, insanlar tarafından ihmal ve dikkatsizlik sonucu yanabiliyor. Başlıca hedefimiz orman yangınlarının çıkmasını önlemektir. 
Orman yangınlarıyla mücadelede 3 temel stratejimiz mevcuttur.
1 – Önleme ( Yangın çıkmasına mani olmak – Eğitim ve Bilinçlendirme )
2 -  Söndürme ( Erken uyarı, hızlı ve etkin müdahale )
3 – Rehabilite ( Yanan alanların hızla ağaçlandırılması )

Eğitim ve bilinçlendirme çalışmaları kapsamında; Okul çağındaki kitlelere yönelik eğitimlerle, çocuklarımız ve gençlerimizde orman sevgisi ve çevre bilincinin geliştirilmesi, artırılması ve Orman köylülerimizin bilinçlendirilmesi çalışmalarını başlattık. Orman halk ilişkilerinin niteliği ve yoğunluğu, yangınların önlenmesi ve söndürülmesi çalışmalarının başarılı olmasında önemli bir faktördür. Orman yangınlarının söndürülmesinde, yangına neden olan faktörlerin ortadan kaldırılmasında orman köylülerimize yönelik yerinde bilinçlendirme ve eğitim faaliyetleri çok büyük önem taşımaktadır
Orman Yangınlarının çıkmasına mani olmak için halkımıza verilen eğitim çalışmalarına yıl boyunca devam edilmektedir.
2013 yılında;                  80.941    Öğrencimize,
140.303    Orman Köylümüze, 
10.147    Avcı, çoban ve çiftçimize, 
  4.653    Askeri Birliğe, 
 TOPLAM  236.044 kişiye eğitim verilmiştir.
Erken uyarı, hızlı ve etkin müdahale orman yangınları ile mücadelede başarının temel unsurudur. Bunun içinde bizim bir hattımız var: “ALO 177 Orman Yangın İhbar Hattı”. İnsanların sağlığı açısından 112 ne kadar önemli ise, orman yangınları için de “ALO 177” aynı önemi taşımaktadır. Bir yangın gördüğünüzde ücretsiz 7/24 saat ulaşılabilecek bir numaradır. Orman yangınlarında 75 milyon insanın bu numarayı bilmesi orman teşkilatının gözü kulağı olması demektir. 
Bizim personelimiz, vatandaşlarımızın orman yangınlarını göremediği en ücra köşelerde görev yapmaktadır. Orman yangınlarının tespiti ve müdahale ekiplerine en kısa sürede bildirilmesi için 776 adet kuleden ormanlar 24 saat gözetlenmektedir. Orman yangınlarının uzaktan algılanması ve otomatik yangın bulma sistemi olarak  97 gözetleme kulesinde 194 kamera kullanılmaktadır.
Dağların zirvesindeki kulelerde çalışan personelimizce 360 derece görüş açılı 7/24 dürbünlerle ormanları gözlenmektedir. Bunlarda gördükleri her yangını ilgili birimlere bildiriyor. Amaç çıkan bir dumanı en kısa sürede haber alıp en hızlı şekilde müdahale etmek yılanın başını küçükken ezmektir. Yangın büyüdükten sonra Türkiye’nin tüm güçlerini yangın alanına toplasanız da o yangını kısa sürede bitirmeniz oldukça zor. Yangında başarının sırrı yangını erken görüp erken müdahale etmektir. Tabi bunu yapmak içinde teknik donanımlara ihtiyaç vardır.Sahip olduğumuz araçlar bakımından Türkiye bölgesinde bu alanda önemli bir ülke konumundadır..
Ülkemizde her yıl meydana gelen orman yangınlarının ortalama yüzde 92’si ihmal, dikkatsizlik ve bilgisizlikten kaynaklanmaktadır. Bunun sonucu olarak da ülkemizde son 10 yıl içerisinde de ortalama 2230 adet orman yangını yine son 10 yıl içerisinde ortalama 9.000 hektarlık ormanlık alana zarar vermektedir.

Akdeniz ülkelerinin son 10 yılda (2003-2012) zarar gören ormanlık alanları ve ülke ormanlarına oranına baktığımızda ülkemizin orman yangınlarıyla mücadelede aynı iklim kuşağında yer aldığımız ülkelere göre son derece başarılı olduğu görülmektedir. 
Bu başarıda, Türk ormancısının fedakar ve cansiperane mücadele ruhunun ve orman yangınlarıyla mücadelede, vatan toprağını koruma anlayışıyla hareket etmesinin büyük payı bulunmaktadır. 
Teşkilatımız meydana gelebilecek orman yangınlarına ilk müdahale süresini 17 dakika sınırlarına indirmiş ve bu süreyi daha da aşağılara çekmek için çalışmaktadır. 

Orman Yangınlarıyla Mücadelede kullanılacak araç-gereç, insan gücü:

Hava Araçları;
2014 yılında 43 adet hava aracı görev yapacaktır.
  6 adet idare helikopteri,
  6 adet amwfibik uçak,
  24 adet su atar helikopter,
  7 adet dromader uçak, 

Kara Araçları
2014 yılında 2.282 adet araç ve iş makinesi görev alacaktır.
  976 Arazöz,
  282 Su tankeri,
  504 ilk müdahale aracı,
  185 Dozer,
  335 Diğer araçlar,

Personel Durumu,
  929 adet ilk müdahale ekibi oluşturulmuş, 
  Toplam 19.000 personel görev alacaktır.
  11.000 adet yangın işçisi,
  3.000 teknik eleman
  5.000 diğer personel

Orman Yangınları İle İlgili Halkımızdan;
   Piknik ateşine dikkat etmeleri, 
  Genel Müdürlüğümüzce izin verilen piknik alanları dışında ateş yakmamaları, 
 Özellikle otomobille yolculuk eden vatandaşlarımızın orman içi ve kenarlarında sigara izmariti atmamaları,
  Herhangi bir ateş veya duman gördüklerinde hemen ücretsiz “ALO 177” yi aramalarını özellikle istirham ediyoruz.

YANAN ORMANLAR İMARA AÇILMIYOR
Yanan Orman Alanlarının imara açıldı şeklinde haberler basında yer almakta. Bu haberlerin gerçeklik payı nedir?
Anayasamızın 169.maddesinde “Yanan ormanların yerinde yeni orman yetiştirilir, bu yerlerde başka çeşit tarım ve hayvancılık yapılamaz. Bütün ormanların gözetimi Devlete aittir. Devlet ormanlarının mülkiyeti devrolunamaz. 
Devlet ormanları kanuna göre, Devletçe yönetilir ve işletilir. Bu ormanlar zamanaşımı ile mülk edinilemez ve kamu yararı dışında irtifak hakkına konu olamaz. Ormanları yakmak, ormanı yok etmek veya daraltmak amacıyla işlenen suçlar genel ve özel af kapsamına alınamaz.”  hükmü yer almaktadır. 
Zaman zaman kamuoyunda ormanların tarla yapılması, imara ve yerleşime açılması gibi nedenlerle yakıldığı şeklinde haberler ve iddiaların yer aldığına şahit olmaktayız. Yukarıda da belirtildiği üzere, Gerek Anayasamızda yer alan hükümler gerekse 6831 sayılı Orman Kanunu ilgili maddeleri gereğince yanan alanların başka bir şekilde kullanılması mümkün değildir.
YAZIN KÖZ ÜSTÜNDE KIŞIN BUZ ÜSTÜNDE
     Orman teşkilatı olarak güçlü bir ekibe sahibiz. Ormancılar, yazın yangınlarla ateş üzerinde, kışında buz üzerinde çalışmalarını gerçekleştirmektedir. Bu nedenle ormancılar yazın köz, kışın buz üstünde görev yaparlar. Bu nedenle, 12 ay boyunca hizmet veren orman teşkilatı çalışanları diri ve canlı olmak zorundadır. Orman yangınları ile mücadele de  şehit veren bir teşkilat. Bu mücadelede 110 orman şehidimiz var. Ruhları Şad olsun. Bu sezonun en az yangınla ve en az hasarla geçmesini temenni ediyorum. Teşkilatımıza her an büyük bir yangın çıkacakmış gibi teyakkuzda olmaları gerektiklerini söylüyorum. Öncelikle can güvenliği sonra mal güvenliği göz arda edilmeden canla başla çalışıyoruz.
 ORMAN ALANLARINI ARTTIRDIK
Orman teşkilatı, orman yangınları ile mücadele yanında orman varlığını arttırmak içinde gayretle çalışmalarını sürdürmektedir. İstatistiki bilgilerin tutulduğu 1946’dan bu yana Ülkemizde 7 Milyon 635 bin hektar alanda ağaçlandırma, erozyon kontrolü ve bozuk ormanların iyileştirilmesine yönelik çalışması yapılarak 7,1 milyar fidan toprakla buluşturulmuştur. 68 yılda yapılan çalışmanın 52 sine tekabül eden 3 milyon 949 bin hektarı son 11 yılda yapılmıştır. 2002 yılından bu yana yapılan çalışmalar neticesinde orman varlığımızda 900 bin hektarlık artış sağlanmıştır. 
Ağaçlandırma Seferberliği Eylem Planı
1 Kasım 2007 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Başbakanlığın 2007/28 sayılı genelgesi ile 4122 Sayılı “Milli Ağaçlandırma ve Erozyon Kontrolü Seferberlik Kanunu” yürürlüğe konulmuştur. İlgili Kanun ve genelge doğrultusunda Genel Müdürlüğümüzce 2008-2012 yıllarını kapsayan “Ulusal Ağaçlandırma Seferberliği Eylem Planı” hazırlanarak çalışmalar başlatılmıştır. Plan kapsamında 5 yıllık süre içerisinde 2.300.000 hektar alanda Ağaçlandırma, Rehabilitasyon, erozyon kontrolü, ve mera ıslahı çalışmaları hedeflenmiştir. 2013 yılı itibari ile hedeflenen programın üzerine çıkılarak 2.429.000 hektar alanda çalışmalar gerçekleştirilmiştir. Ağaçlandırılan alan yaklaşık olarak Belçika ‘nın yüzölçümü kadardır. 
Seferberlik Kapsamında dikilen fidanlar,
  8.646 Km. Karayolu
  2.262 Km. Köy yolu kenarı ağaçlandırılmıştır.
  “Okullar Hayat Bulsun” projesi ile birlikte 33.398 adet okul bahçesine 6,1 milyon adet fidan ,
  1.094 adet sağlık ocağı ve hastane bahçesine 266 bin adet fidan,
  12.574 adet ibadethane ve mezarlığa 1,8 milyon adet fidan dikimi yapılmıştır.

Son olarak YANKI Dergisi aracılığıyla okurlarımıza neler söylemek istersiniz? 
Tanzimat fermanı ile birlikte 1839 da ilk nüvesi kurulan orman teşkilatı 175 yılın ardından bu gün Orman Genel Müdürlüğü olarak; ülkemizi orman varlığını arttıran dünyanın ender ülkeleri seviyesine çıkarmış, başta orman yangınlarıyla mücadele olmak üzere ormanların planlanması, fidanlık ve ağaçlandırma, orman bakımı gibi konularda bilgi birikimi ve deneyimlerini öncelikle komşu ve akraba ülkeler olmak üzere dünyanın birçok ülkesi ile paylaşan bir dünya markası konumuna gelmiştir.  
Cumhuriyetimizin 100 üncü yılında hedefimiz; halen ülkemizin 27,7 sini oluşturan orman alanını 30’lara çıkarmaktır.
 Belirlenen bu hedefe ulaşma noktasında tüm mesai arkadaşlarımın her zamanki gibi ellerinden gelen gayreti göstereceklerine inanıyor, teşkilatımızın 175 inci yaşında, kaybettiklerimize rahmet, emeklilere sıhhat ve çalışanlarımıza da güç - kuvvet diliyor, 2014 yılının orman yangınlarıyla mücadele açısından başarılı geçmesini,  kazasız ve kayıpsız bir yangın sezonun geçirilmesi dileğiyle sevgi ve selamlarımı sunuyorum.





Parlametre
Serbest Kürsü

Anket

Türkiye'nin Dış Politikasını Olumlu Seyirde Güçlendirecek Ana Unsur Nedir ?
Yankı Dostluk Platformu
  • Facebook'ta Yankı Dergisi
  • Twitter'da Yankı Dergisi
  • Youtube'ta Yankı Dergisi