DOÇ.DR. KÜRŞAD ZORLU   kzorlu77@gmail.comDOÇ.DR. KÜRŞAD ZORLU kzorlu77@gmail.com


KIRIM TÜRKLÜĞÜNÜN GELECEĞİ

Ukrayna’nın dış politika tercihlerinin Rusya açısından kısa ve uzun vadede bir tehdit olarak algılanması ve uluslararası sistemin Rusya tarafından atılan sert adımlara proaktif bir davranış sergileyemeyişi Rusya’nın Kırım’ı ilhak etmesi ile sonuçlandı. Ukrayna’nın toprak bütünlüğü tartışmaları bir tarafa kadim Türk yurdu olarak değerlendirilen Kırım’ın Rusya gibi, kendi coğrafyasını aşan hedefleri hayata geçirme konusunda kararlı bir ülkenin kontrolüne girmesi başta Türkiye olmak üzere pek çok ülkenin dış politikasındaki tartışmaları alevlendirdi. Kırım’ın adeta bir oldubitti içerisinde Post-Sovyet alana katılması hızı ve yöntemi bakımından soğuk savaşın sona ermesinin ardından belki de Rusya kanadının kazandığı en önemli zafer olarak kabul edilebilir. Rusya halen kaotik bir nitelik taşıyan bu durumu uzun bir süreç neticesinde elde edebilmiştir. Bunu yaparken şüphesiz en önemli adım Kırım’daki Türk nüfusunun etkisizleştirilmesi olmuştur. Zira enerji alışverişi sebebiyle büyük ölçüde Rusya’ya bağımlı olan Ukrayna’nın Kırım üzerinden saf dışı bırakılması öncelikle Kırım Türklüğünün bertaraf edilmesi ile mümkün hale gelebilmiştir. 1944 yılında Stalin tarafından gerçekleştirilen sürgün halklar ve ayrışan toplumlar projesi Kırım Türklerinin demografik yapısında yaşanan en büyük değişimlerden birisi olmuştur. 18. Yüzyılın sonlarında Kırım’ın kaderinin değiştiği yıllarda Kırım’daki Türk nüfusu 80-85 düzeyindeyken bugün 15 seviyesine gerilemiş durumda. Dolayısıyla Kırım odağında meydana gelen gelişmeler oradaki Türk nüfusunun akıbeti bakımından Türkiye’yi; küresel güç mücadeleleri kapsamında ise AB, ABD ve diğer ilgili ülkeleri yakından ilgilendirmektedir. Kırım’ın ilhak etmesinin ardından Çernomor Neftgaz’ın mülkiyetinin (yaklaşık 3 milyar metreküp doğalgaz) Rusya’ya geçmesi bile başlı başına bir çatışma sebebi olarak kabul edilebilir.

TÜRKİYE’NİN KONUMU
Kırım Türklüğü gerek coğrafi konumu gerekse dış politika algısı bakımından, Türkiye ve Türk dünyasının birlikteliği için çok önemli bir yerde durmaktadır. Türkiye’nin bu süreçte Kırım için yapılması gerekenleri yapmaması ya da ötelemesi Orta Asya ve Kafkaslarda, Türk dünyasında Türkiye’nin imajını ve konumunu sarsacak niteliktedir. Ancak burada en önemli sorun, gelinen durum itibariyle bir yandan Ukrayna’nın toprak bütünlüğünü bir yandan da Rusya’nın “iç mesele” olarak konumlandırdığı bir sürece darbe vurmamak düşüncesinin aynı anda işletilebilmesinin mümkün olup olmamasıdır. Bununla birlikte dış politikanın rasyonel ve stratejik kararlar çerçevesinde yönlendirilmesi gereği, Türkiye’nin Rusya ile olan ticaret ağı ve enerji bağımlılığını gündeme getirmektedir. Konuyla ilgili uzmanların Türkiye ekonomisinin ve enerji sektörünün bundan olumsuz etkilenebileceğine vurgu yapması, daha pragmatist bir dil kullanması Türkiye’nin daha temkinli yaklaşmasına işaret eder niteliktedir. Zira burada Türkiye’yi en çok zorlayacak husus, Rusya’nın bu tarz durumlarda geliştirdiği “restleşme” dilinin devreye girmesi ihtimaldir.

NE YAPILMALI?
Gelinen noktada Kırım’ın Ukrayna’dan ayrılarak Rusya’ya ilhak etmesi ve bu durumun Ukrayna başta olmak üzere ABD, AB ve uluslararası sistemin diğer unsurlarınca onay görmemesi Kırım ekseninde bölgesel ve hatta küresel boyutlu tartışmaların devam edeceğini göstermektedir. Rusya kendisine uygulanan yaptırımlar ne olursa olsun elindeki avantajları da kullanarak Kırım üzerindeki hak iddiasını nihayete erdirmek çabasındadır. Bu çaba Putin’in “restleşme” temelinde kurguladığı diplomasi yönetimi ile daha da kaotik bir hal almaktadır. Dolayısıyla Kırım’ın yeniden Ukrayna’nın bir parçası olacağını iddia etmek oldukça güçtür. Bununla birlikte Rusya’nın Kırım’ı doğal ve sancısız biçimde kendi coğrafyasına entegre edebileceğini ileri sürmekte mümkün değildir. Türkiye açısından elbette ki Kırım Türklerinin can güvenliği, hak ve menfaatleri büyük önem taşımaktadır. Bu önem doğrultusunda ülkesine giremeyen insanlar ve diğer sorunlu kesimler için diplomatik adımlar atılarak daha vahim durumların önüne geçilmesi gerekmektedir. Eğer bunu Ukrayna başaramıyorsa Türkiye’nin Rusya ile ilişkilerinde Kırım’ı daha öne çıkarması elzemdir.

23.01.2015

Parlametre
Serbest Kürsü

Anket

Türkiye'nin Dış Politikasını Olumlu Seyirde Güçlendirecek Ana Unsur Nedir ?
Yankı Dostluk Platformu
  • Facebook'ta Yankı Dergisi
  • Twitter'da Yankı Dergisi
  • Youtube'ta Yankı Dergisi