Prof. Dr. HAYDAR ÇAKMAK        hycakmak@gmail.comProf. Dr. HAYDAR ÇAKMAK hycakmak@gmail.com


BATI’NIN DOĞU KORKUSU

Batılı ülkeler son birkaç aydır Türkiye’nin batıyı bırakıp doğuya yöneldiği konusunda kafa yormaya başlamışlardır. Sadece batı basını değil; aynı zamanda batılılar için strateji üreten araştırma merkezleri ve entelektüel donanıma sahip batılı politikacılar da son dönemlerde Türkiye’nin doğuya kaydığını belirtmektedirler. AKP iktidarının geçen yıl Hamas liderini Türkiye’de ağırlaması Davos’taki ‘one minute’ olayı, İsrail’in katılacağı askeri tatbikatı iptal etmesi ve son olarak da Ahmedinejad ile ilgili olumlu sözleri ve İran ziyareti batılıları iyice kuşkulandırmaya neden olmuştur.

Batılılar kendi çıkarları söz konusu olduğunda olayları çarpıtmakta çok mahirdirler. Türkiye’yi Avrupa Birliği kapısında 50 yıldır beklet, Doğu Bloğundan özgürlüğüne yeni kavuşan, ekonomisi ve demokrasisi Türkiye’nin yarısı kadar olmayan Hıristiyan ülkelerini sırf Hıristiyan oldukları için içeri al. 50 yıldır Türklere en katı vizeyi uygula. sahibi oldukları IMF ve Dünya Bankası vasıtasıyla üç kuruşluk kredi için hem sömür hem de zulmet. Türk Silahlı Kuvvetleri’ni Soğuk Savaş döneminde komünist sınırları beklet. Savaş sonrası Balkanlar’da, Asya’da, Kafkasya’da, Afrika’da ve Ortadoğu’da çıkarlarına uygun kullanmaya devam et. Türkiye’yi doğu ve batı arasındaki laik, demokratik ve çağdaş bir köprü olarak nitelendir ve çıkarın için kullan, bir avantaj sağlama; ama üzerinden gel geç.

Batılılar Türkiye’de hiçbir ağır sanayi tesisi kurmamışlardır. Aralarında anlaşarak organize bir şekilde bunu engellemişlerdir. Türkiye’deki ağır sanayinin tamamına yakınını 1960’lı yıllarda Ruslar yapmışlardır. Türkiye’ye karşı yapılan en son art niyet örneği nükleer enerji tesisidir. Son yirmi yıldan bu tarafa Türkiye’de açılan sekiz nükleer enerji ihalelerinde batılıların ortak tutumu nedeniyle sonuçsuz kalmıştır. Şimdi de Rusları olumsuz yönde etkileyerek ihaleye giren Rus firmasını yatırımdan vazgeçirmeye çalışmaktadırlar. Ruslar da fırsattan istifade ederek normal fiyatın üç katı bir fiyat istemektedirler.

Dünyada mevcut olan yaklaşık 400 Nükleer Tesisin tamamına yakını Hıristiyan ülkelerde bulunmaktadır. Sadece bir tanesi Müslüman ülke olan Pakistan’dadır. İran’ın nükleer enerji tesislerine sahip olmaması için bütün batı dünyası elinden geleni yapmaktadır. Gerekçeleri de İslami bir rejimin batı çıkarlarına aykırı olduğu ve nükleer bomba elde ettiği taktirde batıya ve İsrail’e karşı kullanma riski bulunmasıdır, peki Türkiye’nin elde etmesine niçin karşısınız. Onu da biz söyleyelim sırf halkı Müslüman olduğu için.

Batılılar gerçekten dünyada barış ve adalet istiyorsa önce yoksul halkların zaten kıt olan kaynaklarını sömürme politikasında vazgeçmeleri gerekmektedir. Yıllardan beri Türkiye’yi Kürtler ve Ermeniler vasıtasıyla baskı altında tutmaktadırlar. Anadolu’da bir söz vardır. ‘Allah sevdiği köylünün önce eşeğini kaybettirir sonra da geri buldururmuş.’ Batılılar da önce Kürtleri ve Ermenileri Türklere karşı kışkırtıyor ve çözmek için de Türklerden bir şeyler kopartıyor. Afganistan’a, Somali’ye asker gönder, İsrail ile iyi geçin vs. gibi. Sayın Erdoğan’ın doğuya yönelişi emperyalist amaçlı değildir. Batıya bir alternatif aramak için de doğuya yönelmemektedir. Batının şımarık ve küstah tavrı Türkiye’yi yeni fırsatlar aramaya itmektedir. Türkiye egemen ve imparatorluk ardılı bir ülkedir. Kendinin tarihi, kültürel, stratejik ve politik bir coğrafyası vardır. Şimdi oralarda gözükmektedir. Bu davranıştan telaşlanıp negatif bir sonuç çıkarmak sağlıklı bir ruh halinin değerlendirmesi değildir.

Son dönemlerde İsrail lobisi Türkiye’nin doğuya kaydığı batıya alternatif aradığı dolaysıyla cezalandırılması gerektiğini ima eden çalışmalar yapmaktadır. Türkiye’nin geçmişte İsrail’e büyük destek verdiği, hiçbir düşmanlık yapmadığı herkesin malumudur. Bu gün de Türkiye İsrail’e herhangi bir kötülük yapmamaktadır. Sadece iyilik yapmamakta ve işlediği bazı insani suçları yüzüne vurmaktadır. Oysaki son birkaç yıldır İsrail askerleri ve uzmanları Kuzey Irak’ta PKK militanlarını eğittiği bilinmektedir. İsrail her şeyi kendi çıkarına kullanmakta bir beis görmemektedir. Terör örgütü militanlarını dost olarak bilinen bir ülke aleyhine kullanmanın bir bedelinin olması gerekir. İsrail de ki mevcut aşırıların oluşturduğu hükümetin ne kadar makul ve ne kadar barış yanlısı olup olmadığı herkesin malumudur. İsrail önce kendi içine bakıp sonra etrafta aşırıların olup olmadığını düşünmesinde kendileri için yarar vardır.



01.12.2009

Parlametre
Serbest Kürsü

Anket

Türkiye'nin Dış Politikasını Olumlu Seyirde Güçlendirecek Ana Unsur Nedir ?
Yankı Dostluk Platformu
  • Facebook'ta Yankı Dergisi
  • Twitter'da Yankı Dergisi
  • Youtube'ta Yankı Dergisi