DOÇ.DR. KÜRŞAD ZORLU   kzorlu77@gmail.comDOÇ.DR. KÜRŞAD ZORLU kzorlu77@gmail.com


AHISKA TÜRKLERİ VATANLARINA dönecek mi?

 

Şöyle bir düşünelim. Türkiye’den binlerce kilometre ötede Türkçe konuşan, çoğunun pasaportlarında Türk yazan, örf ve adetlerinden bir şey kaybetmemiş ve 400 bine yakın nüfusu ile adeta "birlik" kavramını çağrıştıran soydaşlarımızın varlığını hissedebiliyorsunuz. Onları gördüğümüzde birilerinin beğenmediği ya da küçümsediği Türkiye’nin, ne kadar büyük ve köklü bir geçmişe sahip olduğunun bir kez daha farkına varıyorsunuz. En önemlisi de müthiş bir potansiyeli anlama şansınız oluyor.

Bu kardeşlerimizin kim olduğunu anlamak için fazla gayret etmeye gerek yok.Onlar adıyla sanıyla Ahıska Türkleri...Kazakistan Ahıska Türkleri Başkanı Ziyaettin İsmihanoğlu "biz Anadolu Türkleriyiz biz Anadolu’nun bir parçasıyız" diyerek asıl birlikteliğe vurgu yapıyor.Ayrışma ise sadece aradan geçen yıllarda bağlarımızı koparan faşist ideolojinin yansımalarından ibaret. Bir çoğu Türkiye özlemiyle yaşıyor.Yaşları ilerlemiş olanlar 1940’lı yılların "sürgün" atmosferini ruhunda hissediyor.Genç Ahıska Türkleri ise geleceğe umutla bakmak istiyor. İyi bir eğitim, daha ileri yaşam koşulları için geriye dönüş gününü bekliyor.

Onların bir gece vatanlarından alınıp trenlere bindirilerek götürülecekleri yere kadar hiç indirilmeden sürgün edilmelerinin ardından yaklaşık 70 yıl geçti. Bir kısmı Orta Asya’da, Rusya’da, bir kısmı ise ABD’ye göçe zorlanıyor. Bu zorunluluk aslında çaresizlik kavramıyla örülü. Özellikle Rusya Federasyonu bünyesinde yaşamak zorunda kalanlar asimilasyon ya da ötekileşme tehlikesi ile karşı karşıya. Ezilip, örseleniyorlar.

Kazakistan, Kırgızistan ve Özbekistan’dakiler daha şanslılar. Bir kısmının fiilen neredeyse kendilerinin diyebileceğimiz köy ya da toprakları var. Bu noktada bir ayrımı belirtmemiz gerekir. Soydaşlarımızın Türkiye’den iki ana temelde istekleri var.Bir bölümü bugünkü Gürcistan’ın güney bölgesindeki Ahıska’ya geri dönmek istiyor. Bir kısmı ise Türkiye’nin gücünü ve nefesini hissetmek…

Çünkü sürgün Ahıska Türklerinin bu kesimi, bulundukları yerlerde ticarete yoğunlaşmış durumdalar. Bunun için uzun yıllar emek ve zaman harcamışlar. Gayrimenkul edinmişler. Eğitimlerini bu çerçevede yönlendirmişler. Dolayısıyla dönmek istemeyenlerin temel ihtiyacı "vatanlarının yeniden kendilerinin olduğunu görebilmek" dürtüsü. Aynı şekilde her zaman yakınlık duydukları Türkiye’nin bu meselenin çözümü için çaba sarf etmesi. Bir dostumuz bu talebi bir adım daha ileri götürerek Güneydoğu Anadolu’da bir bölümün kendilerine tahsis edilebileceğini düşünüyor. Bu aslında yeni bir proje değil. Daha önce de bunu seslendirenler oldu. Kolay mı ? Hiç de değil Uluslar arası toplumu ve kamuoylarını buna ikna etmek gerekiyor. Bunlar gerçekler. Hatırlarsanız vaktiyle Van’ın bazı köylerine yerleştirilen Kırgızistan Türklerini hala hazmedemeyenler bulunuyor.Peki kötü mü oldu ?. O köylerin terörle mücadeleye aktif olmasa bile psikolojik ve stratejik bakımdan vermiş olduğu dolaylı destek her şeyi açıklamaya yetiyor.

Şimdilerde Gürcistan Hükümeti’nin çıkardığı yasanın uygulanabilirliği tartışma konusu. 2009’a kadar dönmek isteyenlerin başvurularını yapabilecekleri belirtiliyor. Ancak kanunun içi boş desek yeridir. Kimin, ne zaman, hangi şart ve konumda tam olarak nereye alınabileceği meçhul. Belki de Gürcistan’ın uluslar arası bazı örgütlere mesaj vermek adına çıkardığı ve zaman kazanmak istediği bir kanun bu. Kaldı ki yukarıda ifade ettiğimiz gibi, sayıları 400 bine ulaşan kardeşlerimizin ne kadarının tam olarak geri dönmek istediğini tespit etmek henüz mümkün değil.

Fakat bildiğimiz gerçek, Ahıska Türklerinin artık bu meselenin çözümü için iyiden iyiye beklenti içerisine girmiş olması. Bu beklentinin oluşmasında hiç şüphesiz Türk yetkili makamlarının yaptıkları açıklamalar ve yaklaşımlar önemli bir paya sahip. Unutmayalım ki burada yapılacak her açıklama bir çoğunun evinde bayram havası yaratıyor. Ya sonuç ?

İşte orada net bir şey söylemek zor. Bir türlü istenilen aşamaya gelinemiyor. Konuya ilgi duyan birkaç Bakan ya da Bürokratın ötesinde sistemli bir çalışma olduğundan söz edemeyiz. Bu çerçevede Türkiye’nin Ahıska Türklerine sahip çıkması Türk dünyasındaki etkinliği içinde büyük önem taşıyor. Gerekli girişimler bir an önce yapılmalı ve sorunun somut olarak çözümü yolunda gayret gösterilmeli. Unutmayalım ki onlar Anadolu’nun birer parçası…Bazılarımız inkarda de, görmezden de gelse gerçek budur.



01.09.2008

Parlametre
Serbest Kürsü

Anket

Türkiye'nin Dış Politikasını Olumlu Seyirde Güçlendirecek Ana Unsur Nedir ?
Yankı Dostluk Platformu
  • Facebook'ta Yankı Dergisi
  • Twitter'da Yankı Dergisi
  • Youtube'ta Yankı Dergisi