Yankı'nın Son Sayısı >YARGITAY BAŞKANI HAKİM İSMAİL RÜŞTÜ CİRİT

Yargıtay Başkanı Hakim İsmail Rüştü CİRİT

ADALETTEN VAZGEÇTİĞİMİZDE
KAYBEDERİZ


Yankı Dergisi, Yargıtay Başkanı Hakim İsmail Rüştü Cirit’i ağırladı. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Mehmet Akarca, bir çok yargı mensubu, akademisyen ve bürokratların da katıldığı sohbet toplantısında  Yargıtay Başkanı Hakim İsmail Rüştü Cirit, yargı bağımsızlığına vurgu yaptı. “Kişi hak ve özgürlüklerinin temel güvencesi olan bağımsız yargı yoksa hukuk devletinin varlığından söz edilemez.” Diyen Başkan Cirit, lider özellikli bir millet olduğumuzu, bunu 15 Temmuz hain darbe teşebbüsünde  çok net şekilde görüldüğünü ifade etti. Cirit,  “Akşam devleti kurtarıp sabah işlerine devam eden milletin ferdi olmaktan gurur ve mutluluk duyuyorum” dedi.
 
Sohbet toplantısnın sunumunu Yankı Dergisi Yazı İşleri Müdürü Fatih Kaya yaptı. Prof.Dr. Orhan Arslan’ın dostluk üzerine yaptığı konuşmada ise ”Bizler Yankı Dostluk Grubu olarak uzun yıllardan beri beraberiz. Dostlar birbirlerini severler sayarlar bir arada olurlar. Biz bir aileyiz. Aile biri olmayınca diğeri olmayan demektir. Bizler dostlarımızla mutlu oluruz. Bunu yıllardır hiç bıkmadan yorulmadan yapan değerli dostumuz Yavuz Beyi tebrik ediyor ve başarılarının devamını diliyorum.” dedi.
Gecede ‘hoşgeldiniz’ konuşması yapan Yankı Dergisi Yön.Kur.Bşk. Basın yayın ve Gazeteciler Cemiyet Genel Başkanı Yavuz Kaya, yargı da tecrübenin altını çizerek “Yargıda tecrübeyi hakim kılmak, Devletimizin teminat altında olmasını sağlamaktır. Yargısı güven veren ülkeler, Zengin olur, Mutlu olur, Lider ülke olur. Tecrübenin sözü derstir; Tecrübelinin yorumu ise ilaçtır.” dedi. Yargıtay Başkanı Hakim İsmail Rüştü Cirit ise bir çok kere katıldığı Yankı Dostluk buluşmalarından duyduğu memnuniyeti vurguladı. Cirit: “ Değerli Dostum Yavuz Bey bizleri davet ettiğinde seve seve geleceğimi ifade etmiştim. Bu akşam burada olmaktan çok mutluyum. Çağımızın ve günümüzün Türkiye’sinin daha güzel bir ülke olmasının şifresi dostluktur. Çok hasretiz, biz bu mekanik ve kupkuru dünyada dostluğa hasretiz. Birbiri için var olabilmeliyiz. Hz. Mevlana’nın ifade ettiği gibi bizler tek kanatlı melekleriz ancak birbirimizi kucaklayarak uçabiliriz. Bu felsefe Türkiye’de olsa, birbirimizi kucaklayabilsek çok daha iyi bir ülke oluruz. Bugün belki Türkiye’nin önünü açabilmek için toplumsal bir anayasa gerekiyor. ” Dedi.
Yargıtay Başkanı Hakim İsmail Rüştü Cirit sohbet toplantısında şunları ifade etti:
 
BU MİLLET OLMADAN
DÜNYA TARİHİ YAZILAMAZ

“Sizlerle bir arada olmaktan onur duyuyorum ve sizleri saygıyla selamlıyorum. Çağımızın ve günümüzün Türkiye’sinin daha büyük bir Türkiye olmasının şifresi dostluktur. Tüketim ekonomisinin uygulandığı daha fazla ne kadar harcayabilirsem ne kadar çok para sahibi olursam o derece saygın olurum Türkiye’sinde dostluk ne kadar önemli.  Hazreti Mevlana’nın ifade ettiği gibi, ‘Her birimiz tek kanatlı melekleriz ve bizler ancak birbirimizi kucaklayarak uçabiliriz.’ Bu felsefe bu gün Türkiye’de olsa Türkiye çok daha büyük yerlere gelebilir. Kucaklama dostluk bunlar önemli şeyler. 12 Eylül öncesi kardeşlik, arkadaşlık,  akrabalık, büyük aile tipleri, hemşerilik daha sıcaktı daha güçlüydü. Ancak 12 Eylül’de kullanılan sosyal ekonomik politikalarla birlikte bir takım değerlerimizi kaybettik. Bu değerler çok önemlidir. Bizleri geleceğe taşıyacak, büyük Türkiye’yi kuracak değerlerdir.  Bu bağlamda sizlerle birlikte olup bu dostlukları kucaklamak beni sevindirdi. Sizlere teşekkür ediyorum. Bilinen insanlık tarihin ilk dönemlerinde de Türk milleti var, son dönemlerinde de var, bu dönemde de  var. Yani, bu milleti tarihten çıkardığınız zaman, dünya tarihi yazılamaz.
Bu milletin bir özelliği lider özellikli bir millet olması. Bunu 15 Temmuz hain darbe teşebbüsünde  çok net şekilde gördük. Akşam devleti kurtarıp sabah işlerine devam ettiler. Böyle bir milletin ferdi olmaktan gurur ve mutluluk duyuyorum. Dünya tarihinde önder ülke olduk.
 
ADALETTEN VAZGEÇTİĞİMİZ ZAMAN KAYBEDERİZ
Adaletin çok güzel tanımları var. Mesela Ömer Hayyam ‘Kainatın ruhu’ deri Ali Semerkandi, ‘ Yerler ve gökler ancak adalet üzerinde durur’ der. Bizim bütün duvarlarda ise, ‘Adalet mülkün temeldir’ yazar. Adaletten vazgeçtiğiniz zaman kaybedersiniz. Devlet kaynaklarını hor kullanmaması gerekiyor en iyi şekilde kullanması gerekiyor. Çünkü 15 Temmuz gibi hain bir darbe teşebbüsüne maruz kaldık. 12 bin hakimin 4 bini atıldı. Geriye 8 bin kaldı. Bu atılan hakimin yerlerini tabi ki dolduruyoruz. Çok genç bir kadroyla çalışıyoruz. Dünyanın hiçbir yerinde böyle genç hakimler yok. En az 30 yaşında bir çoğu. Bizler kazma kürekle çalışan insanlar değiliz. Bilgi birikimiyle çalışıyoruz. Her gittiğimiz yerden bir şeyler öğreniyoruz. Bütün arkadaşlarım böyle bilgilerini ve tecrübelerini biriktiriyor. Bu nedenle biz değişik platformlarda, yılbaşı toplantılarında, yargı başkanları, yasama yürütme başkanları vs. ile bir araya geliyoruz bilgi paylaşımı yapıyoruz.
Şimdi bilgi birikimden bahsettik. Bu hakimler savcılar yılarca bilgi birikim ediniyoruz ve tam dolu kısma geliyoruz bu seferde gönderiyoruz. Emeklilik yaşı geliyor. En önemli zamanı emeklilikte harcanıyor. Bizim yasamızda hakim ve savcılar 65 yaşına kadar çalışabilir. Yani 65 yaşına kadar çalışabiliyoruz bu süre 2 yıl daha uzatılacaktı ancak bazı durumlardan dolayı olmadı. Dünyadaki farklı ülkelere baktığımızda hakimlerin yaşının daha büyük olduğunu görüyoruz. Yani yaş meselesi böyle.
 
MEDYAYA SİTEM
Medyaya karşı güvenim biraz az. 2015 yılında gazetecilerle bir araya geldik.  Yargıya güvenle alakalı sorular soruldu. Bende önce sizinle alakalı güveni çözelim dedim. Bunun üzerine o zaman gündemde Özgecan cinayeti vardı. Bununla alakalı bana soru sordular. Bende şöyle dedim, 60 yıldır Avrupa Birliğini hedeflemiş bir topluluğuz. İnsan hakları sözleşmesini kabul ettik ve biz bunları yaparken idamı kaldırdık. Ancak şimdi Türk toplumuna idam geri gelsin mi diye sorsak ülkenin büyük çoğunluğu idamı geri ister. Bu açıklamanın üzerine ertesi gün gazete başlıklarında ‘Yargıtay başkanı idam istedi’ yazdılar.
İstanbul’da Barolar Birliği Adalet Bakanlığı bir toplantı yaptık. Bu toplantıdan bir hafta önce HSYK Başkanı ‘Yargıya olan güven yüzde 30 yüzde 40’lara düştü’ demişti. Bende bu konuşmada ona cevap vermek istedim. Bizim işimizin kazananı var kaybedeni var. Bizim işimiz adaleti ve kendisine olan güveni sağlamak.  Şunu da ifade etmek istiyorum; geçmişte yargıya güven yüzde 70 idi, şimdi yüzde 30’lara düştü. Bizde ihtiyati olarak tahkim müesseseleri var ancak buna rağmen vatandaşlarımız yargıya geliyorlar. Yani burada tezat var gibime geliyor. Çünkü güvenmedikleri bir yapıyı orada bir seçenek var; arabuluculuk müessesesi var, ihtişadi tahkim müessesesi var. Ancak gitmiyorlar, yargı içerisine geliyorlar, yargıya güvenmektedirler.
Dostluk kelimesinin okullarda öğretilmesi gerekiyor. Bizde Milli eğitimde sadece eğitim değil öğretim de var. Bu kelime öğretilmelidir. Biz çocukluğumuzdan beri şöyle bir kültürle büyütüldük; Hakim ‘Herkül’ gibi güçlü olmalı, her şeye herkese karşı güçlü olmalıdır, zengine karşı,  yer altı dünyasına karşı, siyasete karşı güçlü olmalıdır. Hakimlik o dur çünkü. Tabii bizde zor dönemlerden geçtik. Örneğin; Başkan Recep Tayyip Erdoğan’ın yargılanma meselesi vardı. 28 Şubat süreciydi. O dosyaya iyi baktım.  Akbil’de yolsuzluk davasıydı. Dosyayı yeterince inceledim. Ancak kaçakçılık meselesini çok iyi biliyorum. Bu nedenle davayı bitirdim. Biz özgür vicdanımızla hareket ediyoruz. Etmemiz gerekiyor.
 
YARGI BAĞIMSIZLIĞI HUKUK DEVLETİNİN DEĞİŞMEZ İLKESİDİR
Kişi hak ve özgürlüklerinin temel güvencesi olan bağımsız yargı yoksa hukuk devletinin varlığından söz edilemez. Yargının, siyasal gücü elinde bulunduran yasama ve yürütme organı başta, tüm güç odakları karşısında bağımsız olması hukuk devletinin değişmez ilkesidir.
Bu akşam güzide bir toplulukla bir araya geldik. Bunu sağlayan, Sayın Yavuz Kaya’ya teşekkür ediyorum. Hepinize saygılar sunuyorum.”
Gece, Türk Sanat Müziği Sanatçısı Umut Akyürek ve Türk Halk Müziği Sanatçısı Oktay Ertuğrul’un eşsiz performansları ve Yargıtay 1.C.D.Bşk. Hakim Ali Altınkaya ‘Türk Olmak’ adlı şiiri okuyarak devam etti. Geceye katılanlar ise şöyle oluştu: Yargıtay Başsavcısı Mehmet Akarca, Yargıtay Başsavcı Vekili Halil Adıgüzel, Vali Amir Çiçek, Ankara Ü. Hukuk Fak. Dekanı Prof. Dr. Muharrem Özen, Byg Cemiyeti Yüksek Onur Kur. Üyesi Prof.Dr. Orhan Arslan, TPİC Genel Müdürü Şenol Aksoy, Yargıtay 1. Başkan Vekili/ Ceza Gnl. Kur. Bşk. Hakim Abdülhalik Yıldız, Yargıtay 1. C. D. Başkanı Hakim Ali Altınkaya, Yargıtay 6. C. D. Bşk. Hakim Erkan Öztürk, Yargıtay 16. C. D. Bşk. Hakim Eyüp Yeşil, Yargıtay D. Bşk. Hakim Ahmet ER, Yargıtay 4. Huk. D. Başkanı Hakim Sadık Demircioğlu, Yargıtay 17. Hukuk D. Başkanı Hakim Şahabettin Sertkaya, Yargıtay 5. C. Dairesi Onursal Bşk./17 Huk. D. Üyesi Hakim Bahri Demirel, Yargıtay Savcısı Hayrettin Türe, Ankara BAM 8. Hukuk D. Başkanı Hakim İzzet Yeşilkaya, Ankara 8. Ağ. C. Mah. Bşk. Hakim Bahattin Özbaş, Ankara C. Savcısı Ayhan Ay, Tbp. Alb. Dr. Hüsamettin Sargın, Byg Cemiyeti Gnl. Sekreteri Em. Md. İrfan Bayar, Eğitimci / Byg. Cem. Gnl. Bşk. Yrd. Nahide Berker, Tigem Gnl. Md. / Byg Cem. Gnl. Bşk. Yrd. Mehmet Taşan, İş İnsanı Sefer Lazoğlu, İş İnsanı Besim Kaya, Yankı Dergisi Yazı İşleri Müdürü Fatih Kaya, Hacettepe Üniversitesi Hukuk Fak.Öğrencisi Alparslan Kaya ve OMÜ Huk.Fak.Öğr. Furkan Kılıç.
 
 
 






Parlametre
Serbest Kürsü

Anket

Türkiye'nin Dış Politikasını Olumlu Seyirde Güçlendirecek Ana Unsur Nedir ?
Yankı Dostluk Platformu
  • Facebook'ta Yankı Dergisi
  • Twitter'da Yankı Dergisi
  • Youtube'ta Yankı Dergisi