Yankı'nın Son Sayısı >HAKİM HÜSEYİN KARAKULLUKÇU

Danıştay E. Başkanı Hakim Hüseyin KARAKULLUKÇU
 
YARGININ TECRÜBEYE İHTİYACI VAR

Danıştay E. Başkanı Hakim Hüseyin Karakullukçu, tecrübenin sabahtan akşama kazanılan bir şey olmadığını vurguladı. Karakullukçu; “Anayasa içinde en önemli olan ise tabi ki yargıları yerine getiren hakim ve savcılar. Bunlar için de önemli olan tecrübe. Maalesef biz ülkemizde yargı mensuplarını erken yaşta emekli ediyoruz” diyerek tecrübeli yargıçların öneminden bahsetti. Yeni bir anayasaya ihtiyaç olduğunu söyleyen Karakullukçu, her türlü düşüncedeki insandan, akademisyenden, siyasi partilerden fikirler alınmasını, değişik fikirlerin ortaya çıkmasını ve bunlarla bir ortak nokta bulunmasını önerdi.
 
HUKUK SİSTEMİ ÇAĞIMIZA AYAK UYDURMALI
Son dönemde çıkan ve çıkarılacak olan yargı paketleriyle ilgili yorumlarınız nelerdir?
Yargı paketinde önemli olan kanunlar değil, kanunlar yaşayan bir şeydir. Daha doğrusu hukuk yaşayan, canlı bir şeydir. Günün ihtiyaçlarına göre kendini değiştirmesi gereken unsur. Neden hukuk düzeninden bahsediyoruz? Çünkü insanlar daha rahat yaşasınlar, haklı oldukları konularda  haklarını alsınlar, adalet sistemi çalışsın, toplumun refah düzeni artsın diye bu kurallar var. Daha da aşağı bakarsak örf ve adetlerimiz var, din kurallarımız var. Bunlarda aslında hukukun kaynaklarıdır. İnsanlar toplumsallaşınca devlet haline gelince hukuk kuralları meydana çıktı. Bu kafi gelmemiş; Çünkü insanlar, çağlar, teknoloji imkanları, devletlerin yapı şekilleri değişiyor. O nedenle zaman içinde hukuk kurallarının güne uydurulması gerekmiş. O nedenle yargı reformu dediğimiz şeyin içinde bir sürü şey var. Bu paket halinde sunuluyor. Neden çıkıyor? İhtiyaçtan dolayı çıkıyor. Mevcut kurallar kafi gelmiyor bir yerde. Daha iyisini yapalım diye. Bugün mecliste çıkaracak olduğumuz değişiklik paketi belki yarın başka bir değişikliğe ihtiyaç duyacak. Bu hukuk devletlerinin olmazsa olmazlarındandır. Çünkü hukuk yaşayan bir şeydir. Nasıl ki insan yaşıyor gelişiyor, hukukda böyledir.

DENEYEREK ÖĞRENMELİYİZ
Çıkacak bu yargı paketinde ne var; Cezaların infaz indirimi. Ceza kim için vardır? Toplumun düzenini bozan veya hukuk kurallarına aykırı davranan kişiler için vardır. Onlara yapılan yaptırımdır. Onları mahkum ediyoruz. Bu hükümlüler de aslında toplumumuzun içindeki kişiler. Bu pakette amaç hükümlüleri ıslah etmek ortadan kaldırmak değildir.  O kişileri tekrar topluma kazandırmak gerekiyor. Bu konuda tartışmalar var. Af olsun mu ceza indirimi olsun mu olmasın mı diye.Ancak bence deneyip görmek gerek. Çünkü belki bu paket ile gerçekten ıslah olmuş olan kişiler hürriyetine kavuşacak. Islah olmamış kişiler de olabilir tabi, ancak bunu deneyerek görebiliriz. Paket bir çıksın sonuçlarına bakalım görelim derim ben. Olmazsa yenisini çıkarırız.

Günümüz dünyasında; Türkiye’nin yeni bir anayasaya ihtiyacı var mıdır? Neden?

ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİNE İHTİYAÇ VAR
   Anayasa modern  hukuk devletlerinde en üst normdur. Anayasa o toplumda yaşayan halkın üzerinde uzlaşı sağlayabilen kurallar bütünüdür. Yani sosyal bir sözleşmedir. Burada devlet toplumla birlikte bir sözleşme yapıyor. Diyor ki,  anayasalarında, ‘Ben devletin yapısını organlarını, çalışma tarzını , yasama, yürütüme şekli şöyle koydum. Bunlar ana kurallar. Bunlara uymayanlara yaptırımlarım var.’ İşte toplum kuralları bu şekilde oluşuyor. Anayasada teferruat olmaz, ana başlıklar halinde yazılıdır. Teferruatı anayasa kanuna bırakır. Anayasalar kanunlar gibi değildir. En üst norm düzenleyici olduğu için anayasayı değiştirmek zordur. Bazı kurallar var, mecliste belli bir sayıya ulaşmak gerekir oy çoğunluğu lazım, gerektiğinde referanduma sunulacak vs. Çok sık değiştirilmesi mümkün olmadığı için bunlara biz sert anayasa diyoruz. Bizim toplumumuz 82 anayasası sert bir anayasa. Meclisin büyük çoğunluğunun kabul etmesi gerekir ki bazı durumlarda halkın da kabul etmesi gerekir. Şimdi anayasa değişikliğine bir ihtiyaç var mı? Az önce dediğim gibi hukuk yaşayan bir şey ise, tabi ki anayasa değişikliğine de ihtiyaç olabilir. Bizde 24, 61 ve 82 anayasası var. 24 anayasası özelliği son padişaha kadar olan kısım olduğu için birden bire meclis kurulunca ne dedi, Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir.  Yönetim kısmı dolaylı da olsa artık milletin elinde olunsun istendi. O nedenle buna yönelik yasalar çıktı. 61 Anayasası darbe anayasası oldu. İstenmeyen hükümler olsa da anayasaya girdi. 82 Anayasası da  sipariş üzerine yazılmış bir anayasadır. Evet kurucu meclisten geçmiştir ama, kurulu meclis nasıl seçildi kimler tarafından seçildiği de belliydi. Toplumsal mutabakatın  olmadığı bir anayasadır. Modern anayasada toplumsal mutabakatın olması gerekir tabi ki.  İşte biz de bunu yakalarsak anayasamızda iyi gelişmeler olur. 82 anayasamız için biz ne yaptık? Bir çok kanunda değişiklikler yaptık. Halen daha yapıyoruz. 2017 de bir referandum ile yaptık en son mesela. Yürütme sistemi değişti. Devletimizin başkanı bugün bir siyasi partinin de temsilcisi olabiliyor. Yani çift kimlik olabiliyor. Hem parti başkanı, hem de devlet başkanı. Bunu uyguluyoruz. Demek istediğim anayasalar da değişebilir.  Ben isterim ki, ülkemde ki her türlü düşüncedeki insandan akademisyenden siyasi partilerden fikirler alınsın, değişik fikirler ortaya çıksın ve bunlarla bir ortak nokta bulunsun. Anayasa değişecekse böyle değişsin.
 
YARGININ TECRÜBEYE İHTİYACI VAR
Devletin temeli adalet. Adaletin temeli ise tecrübe. Gelişmiş ülkeler tecrübeden faydalanmaya devam ederken, Türkiye’de emeklilik yaşı 65’de doluyor. AİHM’de Yargıçların emeklilik yaşı 70’tir. Hakim ve savcıları mesleklerinin zirvesinde emekliye ayırmak ne kadar doğru? Kamuoyu tecrübe istiyor. Sizce; Ülkemiz tecrübeden faydalanmaya devam etmeli mi?

 Anayasa içinde en önemli olan ise tabi ki yargıları yerine getiren hakim ve savcılar. Bunlar için de önemli olan tecrübe. Maalesef biz ülkemizde yargı mensuplarını erken yaşta emekli ediyoruz. Ancak bence yargı da en temel şey tecrübe. Tecrübe öyle akşamdan sabaha kazanılan bir şey değildir. Emek ve zaman ister. Yargının üst noktaları var. İstinaf mahkemeleri Yargıtay, şimdi bu aradaki arkadaşlar üst noktalara gelmeleri için yetkin olmaları önemli. Zaman önemli. Çünkü bunlar tecrübe ile olur. İçinde iradesi olmalı. Yani ‘ben böyle yaptım, oldu’ demekle olmaz. Bunları açıklayacak tecrübe gerekli. Yargıda her zaman 2 artı 2 dört eder diye bir şey olmuyor. Nasıl olacak bu işe gönül vermekle. Hakim ve savcının dik durmasıyla. Bunların dik durması için güvencesi çok fazla olmalı.  Geniş düşünmesi gerekir. Bir kanunu sen okursun farklı ben okurum farklı yorumlarım.  Burada önemli olan kararlarımızın kamuoyunu yıpratmaması gerekiyor. Yani tecrübe gerekli. 65 yaş bence çok erken bir yaş. En verimli olduğumuz yaşta bize süremizin bittiği söyleniyor.  Avrupa ülkelerin bir çoğunda 70-80 yaşına kadar çalışan hakim ve savcılar var yani. O nedenle bununla ilgili de bir düzenleme gerekiyor.  Anayasaya koyulmamalı bu. Anayasada ne işi var hakimler 65 yaşında emekli olur şeklindeki kayıt. Burada önemli olan yaş değil. İnsan unsurudur. Hakime hakim olduğu duygusu verilmelidir ki o kişi bunu farkında olarak işlerini yapsın.

KADIN CİNAYETLERİNİN CEZASI AĞIRLAŞTIRILSIN
 Kadın cinayetleri, istismar gibi toplumu derinden sarsan olaylarda kanunlarımız ne kadar etkili? Bu konulardaki önerileriniz nelerdir?

Kadın cinayetleri ile ilgili bir kanun çıkarılması konuşulmuştu. Uzaklaştırma kararı vardı mesela bu konuda. Kadın veya erkek  aile içinden bir kişi şiddet görüyorsa mahkemeye başvuruyor, ve karşı taraf için uzaklaştırma kararı çıkarttırıyor. Topluma uygun olması gerekiyor kanunların. Şimdi bu kanun çıktı çıkmasına ama uygulamada işlemez bizim halkımız buna uymaz. Şöyle oluyor kadın kocasına uzaklaştırma kararı aldı ama adam bu sefer daha çok kinlenecek bu duruma. Beni evime sokmuyor musun deyip daha da zarar verecek hale gelebilir. Uzaklaştırmalar çare değil. Kadın cinayetleriyle ilgili cezaları bence 10 yıl ise 15 yıl 15 ise 20 yıl yapın ağırlaştırın. Bu durum tersi içinde geçerli. Kadın da erkeğe bunu yaptıysa aynı cezayı almalıdır tabi. Bu arada eğitim meselesi çok önemli.  Çünkü ben bu kanunu koydum yapma etme demekle olmuyor. Ailelerimizi eğiteceğiz. O ailelerde yaşayan çocuklarımızı eğiteceğiz. Ağaç yaş iken eğilir. Bizde eksik olan o. Kadınların ekonomik gücü de önemli. Kadın ekonomik olarak bağımsızlığını eline alırsa o zaman daha refah olur. Eğitim ve ekonomik sosyal durumun düzeltilmesi gerekiyor. Ancak kadın cinayetleri bu şekilde azaltılır.
 






Parlametre
Serbest Kürsü

Anket

Türkiye'nin Dış Politikasını Olumlu Seyirde Güçlendirecek Ana Unsur Nedir ?
Yankı Dostluk Platformu
  • Facebook'ta Yankı Dergisi
  • Twitter'da Yankı Dergisi
  • Youtube'ta Yankı Dergisi