Yankı'nın Son Sayısı >Mehmet CEYLAN: EMİN ADIMLARLA GELECEĞE...

Kalkınma Bakan Yardımcısı Mehmet CEYLAN
EMİN ADIMLARLA GELECEĞE...


Kalkınma Bakan Yardımcısı Mehmet Ceylan, ‘Türkiye Yeni Güç, Hedef 2023’ parolasıyla ikinci atılım dönemini gerçekleştirmeyi hedeflediklerini söyledi. Ceylan, Türkiye’yi daha müreffeh, daha yaşanabilir bir hale getirmek için çalıştıklarını, insan odaklı bir gelişme anlayışını doğrultusunda geleceğe emin adımlarla yürüdüklerini ifade etti. Kalkınma yolundaki rotayı çizen Ceylan, başarının altında yatan siyasal istikrara da vurgu yaptı.

Öncelikle okuyucularımız için sizleri tanıyabilir miyiz?
1958 yılı, Safranbolu doğumluyum. İlk, orta ve lise öğrenimini Safranbolu ve Karabük’te tamamladım. Selçuk Üniversitesi’nden makine mühendisi olarak mezun oldum. Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi’nde ve ODTܒde asistanlık ve öğretim görevlisi olarak bir süre çalıştıktan sonra 1986 yılında Devlet Planlama Teşkilatı’na (DPT) girdim. Yaklaşık on üç yıl bu kurumda planlama uzman yardımcısı ve uzman olarak çalıştım. Özellikle makine sanayi, otomotiv sanayi gibi sektörlerde  uzmanlık yaptım. Daha sonra Safranbolu’dan belediye  başkanlığı görevini yürüttüm. 2 dönem Ak Parti Karabük milletvekilliği yaptım. Mecliste Plan Bütçe Komisyonu’nda,  AB Uyum Komisyonu’nda, Türkiye Avrupa Birliği Karma Parlamento Komisyonu’nda ve son olarak da Dışişleri Komisyonunda Başkanvekilliği görevlerinde bulundum. 2011 yılından itibaren Kalkınma Bakanlığı’nda Bakan Yardımcılığı görevini yürütmekteyim.  

HÜKÜMETLERE MÜŞAVİRLİK YAPAN BİR BAKANLIK
Sayın Ceylan, Bakanlığın içinden yetişmiş biri olarak bizlere kurumunuzu anlatır mısınız?
Bakanlığımız, temeli çok eski yıllara dayanan, Devlet Planlama Teşkilatı’nın temelleri üzerine oturtulmuş bir bakanlıktır. Dolayısıyla DPT’nin görevlerini, misyonunu üstlenmiş durumdayız. Biz bu Bakanlığın kuruluşunu DPT’nin kuruluş yılı 1960 olarak görüyoruz. Dolayısıyla 50 yıllık deneyime sahip bir kurumdan bahsediyoruz. Kuruluşunun esas amacı; ülkemizin gelişme ve kalkınmasını planlı bir şekilde gerçekleştirmektir. Kurum her şeyden önce kurumsal bir yapıya sahiptir.  Dört yüzün üzerinde, hemen her alanda çalışan sektör uzmanları bulunmaktadır. Böylesi bir zenginlik hiçbir bakanlıkta yoktur. Kurumumuz kısa ve uzun vadeli programları hazırlamanın dışında  önemli görevlerinden biri  de diğer bakanlıklara danışma organıdır. Çünkü ülkenin sorunlarına bütüncül bir bakış açısı ile bakabilen , bütün sektörleri bir arada görebilen, dünyadaki gelişmeleri  takip edebilen ve ona göre değerlendirmeler yapabilen bir kurum olabilme özelliği ile de hükümetlere müşavirlik yapabilen bir bakanlıktır. 
Bakanlığımıza bağlı dört bölge kalkınma ajansı ile bölgelerimize önemli hizmetler sunuyoruz. Bunun dışında her bölgede kurulu bulunan ve her ilimizde yatırım destek ofisleri olan ilgili Kalkınma Ajansları vardır. 2008’de kurulan bu ajanslar şu anda 26 bölgede, bölgesel kalkınma amacıyla faaliyetlerine devam etmektedir. 

ULUSAL KALKINMADA ÖNEMLİ SORUMLULUĞUMUZ VAR
Bakanlığınızın temel görevleri nelerdir?

İktisadi sosyal kültürel politika ve hedefler de hükümete müşavirlik yapmak en temel hedeflerimizden biridir. Türkiye’nin en kronik sorunlarına çözüm getirecek Onuncu Kalkınma planında yer verilen 25 tane öncelikli dönüşüm planını hazırladık ve şimdi ise iki bin beş yüzün üzerindeki eylem planını açıkladık. Sayın Başbakan bu planların ilk bölümünü açıkladı. Onuncusunu hazırladığımız 2014-2018 yılını kapsayacak olan 10. Plan, en başarılı planlardan bir tanesi hatta en iddialı plandır diyebiliriz. Binlerce kişinin katılımıyla özel ihtisas komisyonun  çalışmalarıyla 2 yılı aşkın bir çalışmayla hazırlanan bir plandır. 5 Yıllık Kalkınma Planının dışında orta vadeli (3 yıllık) program hazırlıyoruz. Ayrıca yıllık programları da hazırlıyoruz. Devletin kamu yatırım programını hazırlıyoruz. 
Bunların dışında Kamuda kurumsal stratejik planlamayı yapıyoruz. Kamu kuruluşlarının stratejik planlarına kurum olarak rehberlik görevi gören bir çalışmamız da söz konusu. Yine Bilgi toplumu stratejisini hazırlıyoruz. Çok emek verilen bir konu. Çok yakın bir zamanda da bunu yürürlüğe sokacağız. Başbakanımızın başkanlığında toplanan yüksek planlama kurulu var. Bu kurulun sekreteryasını biz yürütüyoruz. Para kredi ve koordinasyon kurulu, ekonomik ve sosyal konseyin sekreteryalarını biz yürütüyoruz. Bölgesel gelişme yüksek kurulu kuruldu, bu kurulun da koordinasyonunu bakanlık olarak biz yürütmekteyiz.

NİTELİKLİ İNSAN GÜÇLÜ TOPLUM
Onuncu Kalkınma Planı hazırlandı. Bu plandan kısaca bahseder misiniz?

Onuncu kalkınma planını hazırlarken hükümetimizin bizlere vermiş olduğu perspektifler ve hedefler doğrultusunda hazırlıyoruz.  Onuncu Kalkınma Planı, cumhuriyetimizin 100. Kuruluş yılı olan 2023 yılı hedefleri doğrultusunda hazırlanmış bir plandır. 2023’e giderken yaklaşık on yıllık bir süreç var. Bu 10 yıllık sürecin ilk dilimini oluşturan Onuncu kalkınma planıdır. Bu plan her ne kader Kalkınma Bakanlığı’nda hazırlanmış gibi gözükse de çeşitli bakanlıkların katılımıyla, katılımcı bir prensip esas alınarak hazırlanmış bir plandır. Sadece bakanlıklar değil, sivil toplum kuruluşları, üniversiteler, araştırma kurumlarının da yer aldığı iki yılı aşkın bir sürede yaklaşık 10 bin kişinin katıldığı bir çalışma ile hazırlandı. Burada farklı sektörler olmak üzere 66 tane özel ihtisas komisyonu kuruldu ve bu kurul aylarca çalıştı. Bizler de bu çalışmaları derledik toparladık ve Türkiye’nin gerçekleriyle hükümetin de hedefleri doğrultusunda bir plan ortaya çıkardık. Burada her şeyden önce insan odaklı bir kalkınma anlayışını esas alıyoruz. Bu planın çok önemli hedefleri var. Onuncu Kalkınma Planında dört tane ana eksen üzerinde oturuyor. Birincisi; ‘nitelikli insan güçlü toplum’. Türkiye’yi 2023 hedeflerine götürecek nitelikli insan gücünü yetiştirmeye yönelik bölümdür.  İkincisi; ‘yenilikçi üretim, istikrarlı yüksek büyüme’. Türkiye 2023 hedefleri içerisinde yer alan, 2 trilyon dolar milli hasıla ve kişi başına gelirin 25 bin dolara, ihracatın 500 milyar dolar rakamına ulaşması için yenilikçi bir üretim yapısını sağlamak zorundadır. Bu hedeflere ve dünyadaki ilk on ülke hedefine ulaşabilmek için istikrarlı büyümeyi sağlamak durumundayız. Bunu da yenilikçi, katma değeri yüksek, inovasyona dayalı  bir üretim yapısıyla sağlayabiliriz. Üçüncüsü, ‘yaşanabilir mekanlar, sürdürülebilir bir çevre’. Ekonomi büyüyecek, sosyal refah artacak, ama insanlarımızın yaşadığı mekanları da kültürümüze bağlı olarak modern şehircilik uygulamalarıyla donatan mekanlarda hayat sürdürmeye yönelik bir mekansal planlama yapmak durumundayız. Diğer taraftan büyümeyi hızlandırırken çevreyi de koruyan,  çevreye önem veren sürdürülebilir olmasını sağlayan bir büyümeyi sağlamaya çalışıyoruz. Dördüncüsü, ‘kalkınma için uluslararası işbirliği’. Biz komşu ve dost ülkelerle iş birliği konusunu önemsiyoruz. Sadece ülkemizin değil, çevre ülkelerin de birbirinden olumlu yönde etkilenerek bölgesel kalkınmayı hedefleyen bir anlayış içerisindeyiz. 
Bu planı diğer planlardan ayıran en önemli özelliklerden birisi 25 tane öncelikli dönüşüm programına yer verilmiş olmasıdır. 

Peki, bu dönüşüm neye göre tespit edildi? Bu konuyu biraz açar mısınız?
Onuncu Kalkınma Planı hazırlanırken oluşturulan 66 tane özel ihtisas komisyonunun görüşleri alınarak hazırlanmış dönüşüm bir programıdır. Son on yılda ekonomik, sosyal, kültürel vb bir çok konuda Türkiye önemli mesafeler kaydetti. Hükümetlerimiz bir çok reform gerçekleştirdi. Ama bunlar yetmez Türkiye’nin 2023 hedeflerine ulaşması için ikinci atılım döneminin gerçekleştirmesi gerekiyor.  Ancak Türkiye, ayağına pranga olan kronik sorunları da aşmak zorunda. Cari açık, ithalata bağımlılık, sanayi üretiminde katma değeri daha yüksek ürünleri üretme gibi, Türkiye önünde engel teşkil eden yirmi beş tane alanı tespit ettik. Bu yirmi beş öncelikli alana önem vererek Türkiye’nin kronikleşmiş temel sorunlara çözüm getirmeyi hedefleyen programa yer vermiş durumundayız. 

Bunlarla ilgili ne gibi çalışmalar yapılacak?
Hedeflere ulaşmak için ayrıntılı ve dikkatli çalışmalar yapmamız gerekiyor. Dolayısıyla belirlenen konuları uygulamaya dönüştürmek açısından bakanlığımızın koordinasyonunda çeşitli bakanlıkların ve kurumlarında katkılarıyla eylem planları hazırlıyoruz. Bu çerçevede ülkemizin ihtiyaç duyduğu yapısal reformlar her bir program için hazırlanmış bulunan ve toplamda 90 bileşen ve 1300’ün üzerinde eylem içeren ayrıntılı eylem planlarıyla hayata geçirilecektir. Ekonomi Koordinasyon Kurulunda ilgili Bakanların katılımıyla gruplar halinde görüşülen bu eylem planları, YPK onayını takiben resmiyet kazanacak ve uygulamaya geçirilecektir. Eylem planlarının uygulaması, hazırlık sürecinde program koordinatörü ve/veya bileşen sorumlusu olarak görev alan toplam 35 kurum/kuruluşumuz tarafından Bakanlığımız koordinasyonunda yürütülecek ve güçlü bir izleme-değerlendirme sistemiyle takip edilecektir. 
Öncelikli Dönüşüm Programları eylem planlarının gruplar halinde kamuoyuna tanıtımına başlamış bulunmaktayız. Bildiğiniz üzere, 2014’ün Kasım ayı içerisinde Sayın Başbakanımız ve 11 bakanımızın katılımıyla reel sektörü ilgilendiren, üretim teknolojilerindeki dönüşümü esas alan ve hedef sektörlerde etkinliği artıracak mikro-reformlar olarak tasarlanan ilk grubun kamuoyuna tanıtımını gerçekleştirdik. Dokuz programa ait eylem planlarından oluşan bu grup eylem planları toplam 8 bakanlığın koordinatörlüğünde toplam 407 adet eylem içermektedir.

Sayın Başbakanın 2 grup halinde açıkladığı programların içeriğini bizlerle paylaşır mısınız?
Tabii ki. Öncelikle ilk program olan İthalata Olan Bağımlılığın Azaltılması Programını ele alalım. Bu eylem planıyla üretimde dönüşümün yüksek katma değerli ürünler lehine sağlanması ve yerli girdi üretiminin ve kullanımının teşvik edilmesi amaçlamakta ve bu şekilde hem ihracatın kalitesini artırmayı hem de ihracatın ithalatı karşılama oranınarı 2018 yılında yüzde 70’e ulaştırmayı hedeflemekteyiz.
İkinci program olan Öncelikli Teknoloji Alanlarında Ticarileştirme Programında ise eylem planı ise uluslararası rekabet gücümüzü artırmak için bilginin katma değere dönüşümünü desteklemeye yönelik eylemler içeriyor. Bu kapsamda temel hedeflerimiz teknolojik ürün ve marka sayısını artırmak, araştırma ve yenilik merkezlerini güçlendirmek, nitelikli insan sayısını artırmak ve yenilikçi girişimciliği geliştirmektir.
Üçüncüsü Kamu Alımları Yoluyla Teknoloji Geliştirme ve Yerli Üretim Programı.  Bu programın amacı kamu alımlarının kaldıraç gücünü kullanarak yerli teknoloji ve üretimi geliştirmektir. Her yıl 100 milyar TL’yi aşan miktarda kamu alımı yapıyoruz. Bu gücümüzü Ar-Ge ve yenilik faaliyetlerine katkı sağlayacak; yeniliği, yerlileştirmeyi, teknoloji transferini ve yenilikçi girişimciliği teşvik edecek etkili bir politika aracına dönüştüreceğiz. 
Dördüncüsü ise Yerli Kaynaklara Dayalı Enerji Üretimi Programımı. Amacı, enerji alanında yerli kaynaklarımızı maksimum düzeyde harekete geçirmek suretiyle dışa bağımlılığımızı azaltmaktır. 2013 yılında yaklaşık 56 milyar dolar tutarında enerji ithal ettiğimiz ve bunun cari açığımıza etkisi düşünüldüğünde konunun önemi ortaya çıkmaktadır. Bu kapsamda temel hedeflerimiz, birincil enerji üretiminde yerli kaynaklarımızın payını 2013’teki yüzde 28 seviyesinden 2018’de yüzde 35 seviyesine yükseltmektir. Diğer yandan yerli kömürden üretilen elektriği 32 milyar kWh’dan 57 milyar kWh’a çıkarmaktır. Ayrıca hidroelektrik kapasitemize de 10.000 MW’lık ilave hedeflemekteyiz. 
Enerjiye bağımlılık konusunda en hızlı sonuç alabileceğimiz alan enerji verimliliğidir. Bu kapsamda beşinci program olarak Enerji Verimliliğinin Geliştirilmesi ile ilgili çalışmalar yapılacaktır. Bu konuda bir  bir yandan daha az karbon salınımıyla çevreyi korurken diğer yandan daha az girdi kullanımıyla rekabet gücümüzü artırmayı amaçlamaktayız. Bu kapsamda birincil enerji yoğunluğunu azaltırken kamu binaları ve tesisleri başta olmak üzere enerji verimliliğini yaygınlaştıracağız.
Tarımda Su Kullanımının Etkinleştirilmesi Programında temel amacımız ülkemizde toplam su kullanımının yüzde 70’inden fazlasının gerçekleştiği tarım sektöründe israfı önlemek ve suyu etkin kullanmaktır Su kaynaklarının etkin kullanımı ve yönetimi, sürdürülebilir kalkınma ve gıda güvenliği için önem taşımaktadır. Nitekim küresel ısınma, artan nüfus ve değişen tüketim kalıplarıyla birlikte su eskisinden çok daha önemli bir hale gelmiştir.. Eylem planı döneminde, DSİ sulamalarında yüzde 62 olan sulama oranını yüzde 68’e, yüzde 42 olan sulama randımanını ise yüzde 50’ye çıkarmayı hedefliyoruz. 
Hükümetlerimiz döneminde sağlık alanında devrim niteliğinde dönüşümler gerçekleştirmiş bulunmaktayız. Sağlıkta ulaştığımız kalitenin finansal olarak sürdürülebilmesi ve ilaç ve tıbbi cihaz alanında yerli üretimin artırılması Sağlık Endüstrilerinde Yapısal Dönüşüm Programındaki temel amacımızdır. Bu kapsamda programımızın hedefi yurtiçi ilaç ihtiyacının değer olarak yüzde 60’nı yurtiçi üretimle karşılamaktır. Uzun vadede ise araştırma altyapısını geliştirerek küresel değer zincirlerinde etkinliğimizi artırmayı hedeflemekteyiz.
Sağlık Turizminin Geliştirilmesi Dönüşüm Programında ülkemizin dünyada yükselen pazar konumunda olduğu medikal turizm, termal turizm ve ileri yaşlı - engelli turizmi alanlarındaki hizmet kalitesini yükselterek rekabet gücümüzü artırmayı amaçlamaktayız. Bu kapsamda, termal turizmde 1.500.000 yabancı turiste hizmet sunmayı ve 3 milyar dolar gelir elde etmeyi hedefliyoruz. Medikal turizm ise, 750.000 yabancı hasta tedavi edilecek böylece 5,6 milyar dolar gelir sağlanacaktır. Ülkemizin bu hizmetler sayesinde dünyanın ilk 5 destinasyonu içerisinde yer almasını hedefliyoruz. 
Açıklanan dokuz maddelik dönüşüm programlarının sonuncusu ise Taşımacılıktan Lojistiğe Dönüşüm Programıdır. Ülkemizin kalkınmadaki en önemli varlıkları, insanı ve coğrafyasıdır. Ticaretin yoğunlaştığı ve önem kazandığı günümüzde bu unsurlar daha büyük avantaj haline gelmiştir. Gelinen noktada taşımacılıktan lojistik yaklaşıma dönüşüm ihtiyacı bulunmaktadır. Bu çerçevede, ülkemizde lojistik sektörünün büyüme potansiyeline katkısını artırmayı ve ülkemizin “Lojistik Performans Endeksinde” ilk 15 ülke arasına girmesini amaçlamaktayız.
Açıklanan ikinci eylem planlarında ise makroekonomiye ilişkin konuların bir araya getirildiği konuları içermektedir. Bu ikinci gruptaki eylem planları ülkemizin yüksek ve istikrarlı büyüme hedefine yönelik olarak Kalkınma Planı döneminde sürdürülecek öncelikli yapısal reform uygulamalarını içermektedir.
Başlıklar halinde bu programları açıklayacak olursak;
1 - Üretimde Verimliliğin Artırılması Programı
Onuncu Kalkınma Planı döneminde verimlilik odaklı bir yaklaşımla rekabet gücünü artırarak cari açık sorunu yaşamadan yüksek ve istikrarlı büyümeye ulaşmayı hedeflemekteyiz. Bu kapsamda, Üretimde Verimliliğin Artırılması Programıyla, verimlilik algısının geliştirilmesini, üretim süreçlerinin iyileştirilmesini, katma değerin artırılmasını, böylelikle söz konusu hedefe katkı sağlamayı amaçlamaktayız.
Bu çerçevede, plan dönemi sonunda sanayi sektöründe Toplam Faktör Verimliliğinin (TFV) büyümeye katkısını yüzde 20’nin üzerine çıkarmayı hedeflemekteyiz. 
2 - Yurtiçi Tasarrufların Artırılması ve İsrafın Önlenmesi Programı 
Bu program çerçevesinde, yüksek ve istikrarlı bir büyüme dinamiği sağlamak üzere, en güvenilir ve kalıcı finansman kaynağı olan yurtiçi tasarrufların artırılması, artan yurtiçi tasarrufların üretken yatırımlara yönlendirilmesi ve israfın azaltılması amaçlanmaktadır.
2013 yılında yüzde 13,4 olan yurt içi tasarruf oranının Program dönemi sonunda yüzde 19’a yükseltilmesi hedeflenmektedir.
3 - İstanbul Uluslararası Finans Merkezi Programı 
Bu programla, İstanbul’un uluslararası alanda rekabet gücüne sahip bir finans merkezine dönüşebilmesi için reel sektörün ihtiyaçlarını karşılayacak, her türlü finansal aracın ihraç edilebildiği, güçlü bir fiziki, beşeri ve teknolojik altyapıya sahip, etkin bir biçimde denetlenen şeffaf bir piyasa yapısının tesis edilmesi amaçlanmaktadır.
2013 yılında İstanbul dünya küresel finans merkezi sıralamasında 44. sırada bulunmaktadır. Program dönemi sonunda İstanbul’un dünya küresel finans merkezi sıralamasında ilk 25 arasında, yer almasını hedeflemekteyiz. 
4 - Kamu Harcamalarının Rasyonelleştirilmesi Programı
Bu program çerçevesinde, mevcut harcama programlarını gözden geçirerek verimsiz harcamaları tasfiye edeceğiz. Bu yolla oluşturulacak mali alanı öncelikli harcama alanlarına tahsis ederek kamu faiz dışı harcama büyüklüğünün belirli bir seviyede tutulmasını sağlayacağız. Bu programla ayrıca, kamu harcama büyüklüğünün ve borçlanma gereğinin sınırlandırılmasının yanı sıra esas olarak harcamaların kalitesinin artırılmasını hedefliyoruz. 
5 - Kamu Gelirlerinin Kalitesinin Artırılması Programı
Bu programımızla, temel olarak kamu gelirlerinin sağlıklı ve sürekli kaynaklardan çağdaş yöntemlerle elde edilmesi amaçlanmaktadır. Gelir mevzuatının oluşturulmasından, gelirlerin toplanmasına ve kamuoyunun bilgilendirilmesine kadar olan tüm sürecin kalitesini artırmayı hedefliyoruz. Temel yaklaşımımız vergi ödeyenlerden daha fazla vergi almak değil, vergi tabanını genişletmek suretiyle gelirlerin kalitesini artırmaktır. Bu program “Kayıt Dışılığın Azaltılması Programı” ile de yakından ilgilidir.
6 - İş ve Yatırım Ortamının Geliştirilmesi Programı
Programın amacı, iş ve yatırım ortamının öncelikli sorunlarına odaklanılarak, yatırımcının karşılaştığı belirsizliklerin giderilmesi ve sorunların hızla çözülmesi, bunun için mevcut mekanizmaların iyileştirilerek yatırımların artırılmasıdır.
Bu programın da katkısıyla 2014 yılında yüzde 15,5 civarında olacağını beklediğimiz özel sektör yatırımlarının GSYH’ya oranını 2018 yılı sonunda yüzde 19,3’e çıkarmayı, yatırım süreçlerinin iyileştirilmesi suretiyle yatırım yeri tahsis miktarını artırmayı ve Dünya Bankası İş Yapma Kolaylığı Endeksi sıralamasında ilk 40 ülke arasına girmeyi hedeflemekteyiz. 
7 - İstatistiki Bilgi Altyapısını Geliştirme Programı
Bu programla; paylaşımcı, işbirliğine dayalı ve planlı bir istatistik üretim süreci ile bilimsel metotlarla elde edilmiş güvenilir istatistiklerin kalitesinin ve sayısının artırılması, ulusal ve uluslararası ihtiyaçlar doğrultusunda üretilmesi gereken istatistik yelpazesinin genişletilmesi ve idari kayıtların sağlıklı bir şekilde tutulması amaçlanmaktadır. 
İstatistiki Bilgi Altyapısını Geliştirme Programı ile bilgi/veri ihtiyacını karşılayan istatistik portalının hayata geçirilmesi, uluslararası standartlarda üretilmiş istatistik sayısının artırılması, bölge bazında daha fazla istatistik üretilmesi, entegrasyonu sağlanmış sürdürülebilir istatistik sisteminin kurulması ve idari kayıt sistemlerinden üretilen istatistiklerin sayısının artırılması hedeflenmektedir.
Kalan programlara ait eylem planlarını ise yine Başbakanımızın öncülüğünde kamuoyu ile paylaşacağız. Açıklayacağımız son grup eylem planı daha çok insan odaklı ve sosyal dönüşümü hedefleyen konulardan oluşmaktadır. Ayrıca ‘Kayıtdışı Ekonominin Azaltılması’ programı da önemine binaen ayrıca açıklanacaktır.  
Bakanlık olarak açıklanan bu eylem planları için bir izleme komisyonu oluşturuyoruz. Sayın Başbakanımızın da ifade ettiği gibi kesinlikle bunlar kağıt üzerinde kalmayacak. Hatırlarsanız, 2002 yılında hükümetimizin ilk işi acil eylem planı hazırlamak oldu.Türkiye’nin kronik sorunları tespit edildi. En öncelikli olarak yapılacak işler belirlendi. 3 ay içerinde yapılacaklar, 6 ay iç ne yapılacaklar, 1 yıl içinde yapılacaklar şeklinde Acil Eylem planı hazırladı. Bunun koordinasyonunu da Kalkınma Bakanlığımız, o zamanki adıyla DPT olarak bizler üstenmiştik. Şimdi bu plan ile yeni Türkiye yeni güç hedef 2023 parolasıyla ikinci atılım dönemini gerçekleştirmeyi hedefliyoruz. Böyle bir misyonda bakanlık olarak görev yapmak bizleri sevindiriyor. Geleceğe bu hedefleri ulaşmak adına bakıyoruz. Amacımız ülkemizi, toplumumuzu daha müreffeh, daha yaşanabilir bir hale getirmek. İnsan odaklı bir gelişme anlayışını hedeflemekteyiz. Bu hedefler doğrultusunda geleceğe yürüyoruz. İnşallah Rabbim çıktığımız bu yolda bizleri başarıya ulaştıracaktır.

12 yıldır tek başına hükümet olmanın çalışmalarınıza nasıl bir etki yaptığını düşünüyorsunuz?
Bize zaman zaman yurt dışından ilişki kurduğumuz tanıştığımız insanlar buna benzer soruları soruyorlar. “Sizleri tebrik ediyoruz. Türkiye kabuğunu kırdı, çok önemli kazanımlar elde etti, bölgesinde yıldızı parlayan bir ülke konumuna geldi” diyorlar. Bunun sırrı nedir diye soruyorlar. Her şeyden önce iki temel neden bağlıyorum. Birincisi liderlik ikincisi ise siyasi istikrar ve güven. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinden son 12 yılda ülkemiz çok önemli mesafeler kaydetti. Türkiye son 12 yılda siyasi istikrarını yakalamış durumda. Üç milletvekilliği seçimi, üç yerel seçim, iki referandum ve bir cumhurbaşkanlığı seçimi olmak üzere dokuz seçimdir halkımız istikrara oy veriyor. Ak parti girdiği bütün seçimlerden halkın desteğini alarak çıktı. Türkiye’de seçimler artık zamanında oluyor. Bu nedenle hükümet cesaretli kararlar alabiliyor. Geçmişteki hükümetlerin süresi on altı aydı. Bu sürede ne yapılabilir ki? Hangi plan hazırlanıp, uygulamaya konulabilir? Türkiye 70’li yıllardan 2000’li yıllara kadar maalesef istikrarsız bir ortamda buralara geldi. Dolayısıyla siyasi istikrar çok önemli. Hükümetlerin süresi uzayınca tek partinin vermiş olduğu avantaj da kullanılarak uzun vadeli bakış açsıyla bugünlere geldik. Halkımızın güvenini boşa çıkarmadık. İnşallah aynı hızla ve kararlılıklar yolumuza devam edeceğiz. 





Parlametre
Serbest Kürsü

Anket

Türkiye'nin Dış Politikasını Olumlu Seyirde Güçlendirecek Ana Unsur Nedir ?
Yankı Dostluk Platformu
  • Facebook'ta Yankı Dergisi
  • Twitter'da Yankı Dergisi
  • Youtube'ta Yankı Dergisi