Yankı'nın Son Sayısı >PROF.DR. ÜNSAL BAN: TÜRKİYENİN GELİŞMESİ...

Türk Hava Kurumu Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. Ünsal BAN
TÜRKİYE'NİN GELİŞMESİNE BÜYÜK KATKIMIZ OLACAK

Türk Hava Kurumu Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. Ünsal BAN  “Türkiye’de 80’e yakın uçağı ve jeti olan tek üniversite biziz.” Diye başlıyor kurumunu tanıtmaya… “Geleceğin Türk mühendisleri dünyaya damgasını vuracak” diyerek devam ediyor. Ünsal Ban’ı bu konuda hayli azimli gördük. Projelerini hedeflerini bir bir sıraladı bizlere. ‘Yeni Türkiye’nin olmasa olmazı araştırma ve geliştirmedir diyor Ünsal hoca. Buyurun hep birlikte Prof.Dr. Ünsal Ban ile yaptığımız keyifli sohbeti okuyalım.

Türk Hava Kurumu Üniversitesi rektörü olarak bizlere üniversitenizden bahseder misiniz? 
Türkiye’de 80’e yakın uçağı ve jeti olan tek üniversite biziz.  Üniversitelerin kazandığı tüm ekonomik değerlerini, götürüp lisans öğrencilerine yatırması gerekiyor. Şu anda gelinen noktada, bütün vakıf üniversiteleri o noktaya itilecek. Önümüzdeki yıldan itibaren çoğu bölümümüzü tamamen ücretsiz yapacağız. İlk etapta İşletme Bölümü’müzü ücretsiz hale getirdik. 60 öğrenciyi ücretsiz okutmaktayız. Biz 850 bin TL’lik gelirden hemen vazgeçtik. Mühendislik fakültelerimizin tamamını da bu yıl yüzde 50 indirimli hale getirdik.. Hedefimiz önümüzdeki yıldan itibaren tüm bölümlerimizi ücretsiz hale getirmektir. Amacımız sadece eğitim değil, AR-GE üreten bir üniversite olmak istiyoruz. Türkiye’de havacılıkla ilgili ihracat yok. Yılda 10 milyon dolarlık havacılık ve uzayla ilgili alım yapılıyor. Türkiye’nin gelişmesinde büyük ölçüde katkımız olacak. Türk insanı artık kısır şeylerle uğraşmak istemiyor. Gelişmiş ülkelere baktığınız zaman havacılık ve uzay bilimlerinin en üst sıralarda olduğunu görürsünüz. Türkiye’de gelişmiş ülkeler arasına girmek istiyorsa havacılık ve uzaya önem vermelidir. Geleceğin Türk mühendisleri dünyaya damgasını vuracaklardır. Atatürk yıllar önce ”istikbal göklerdedir” demiş.  Bu sözüyle aslında havacılık ve uzayın ne kadar önemli olduğunun altını çiziyor. Bugün uçaklar var, yarın daha gelişmişleri çıkacak. Pilot yerine belki de hava ulaştırma sürücüsü denilecek. İnsansız hava araçları yaygınlaşacak. Türkiye’nin ilk ve tek havacılık ve uzay bilimleri üniversitesi olan THK Üniversitesi, 2011-2012 Akademik Yılında eğitim-öğretime başladı. Türk Hava Kurumu Üniversitesi 3 farklı şehirde (Ankara, İzmir, Eskişehir) 4 kampüs üzerine kurulu bir ihtisas üniversitesidir. 2011-2012 eğitim-öğretim yılına 2 fakülte ve 1 meslek yüksekokulu ile başlayan THK Üniversitesi, 2014 yılında ise 5 fakülte, 12 bölüm ve 2 meslek yüksekokulu ile eğitim hayatına devam ediyor. Üniversite’nin Hava Ulaştırma Fakültesi’nde, Pilotaj Bölümü; İşletme Fakültesi’nde, Havacılık İşletmeciliği Bölümü, İşletme Bölümü ve Lojistik Yönetimi Bölümü; Havacılık ve Uzay Bilimleri Fakültesi’nde Uçak Mühendisliği Bölümü ile Uzay Mühendisliği Bölümü; Mühendislik Fakültesi’nde, Elektrik ve Elektronik Mühendisliği Bölümü, Makine Mühendisliği Bölümü, Mekatronik Mühendisliği Bölümü, Endüstri ve Sistem Mühendisliği Bölümü ve Bilgisayar Mühendisliği Bölümü bulunmaktadır. İzmir Hava Ulaştırma Fakültesi’nde ise Pilotaj Bölümü yer almaktadır. Diğer yandan Ankara Meslek Yüksekokulu’nda Uçak Teknolojisi, Sivil Havacılık Kabin Hizmetleri ve Havacılıkta Yer Hizmetleri Yönetimi programları bulunurken; İzmir Meslek Yüksekokulu’nda ise yine Uçak Teknolojisi ve Sivil Havacılık Kabin Hizmetleri programları bulunmaktadır. Bu programlarla uçak bakımı ve yer hizmeti yapacak personelin yetişmesi hedeflenmektedir.

Türkiye’nin gelişmesinde, rekabet edebilirlik noktasinda eğitim çok önem arz ediyor. Üniversiteniz bu konuda bilime ve ülkemize ne gibi katkilar sağliyor?
Küreselleşme tüm dünyada etkisini hızla artırmaktadır. Bu olguyu iyi analiz eden toplumlar ya da ülkeler,  derhal önlemler alarak küreselleşmeden pozitif yararlar sağlamakta, kapalı toplumlar ise küreselleşmenin yıkıcı etkisi altında yok olup gitmektedirler. Dikkatle bakıldığında gelişmiş milletler, değişim ve gelişimin öncüsü olmak ve her alanda liderlik yapmak adına bilim alanında büyük bir mücadele ve yarış halindedirler.  İşte bu rekabet ortamında Türkiye,  tüm gelişmelere açık,  genç ve dinamik nüfus yapısıyla ayrıcalıklı bir durumdadır. Bu ayrıcalığı avantaja çevirmeli; bilimin ışığında nitelikli insan yetiştirmeli, bunun öncüsü olan üniversitelere daha çok yatırım yapılmalıdır” şeklinde konuştu. Yüksek kariyer potansiyeli, güvenli bir gelecek ve kaliteli bir yaşam; ancak ihtisas üniversiteleriyle sağlanabilir. Türkiye, son yıllarda hızlı bir değişim sürecine girmiştir. Özellikle ekonomik alanda yaşanan gelişmeler, dünyanın önde gelen ülkeleri tarafından dikkatle izlenmektedir. Bizim üniversitemiz bir ihtisas üniversitesidir. İhtisas üniversiteleri, bilgi ve araştırmayı uluslararası ve ulusal düzeyde geliştirmek ve ülkemiz için ekonomik kıymetlere dönüştürmenin lokomotifidir. Çünkü ihtisas üniversiteleri, dünyadaki bütün teknolojiyi ve alt yapıyı öğrencilerin imkânlarına sunarak çağı daha çabuk yakalar. Araştırma ve diğer profesyonel gelişim aktivitelerini teşvik ederek, toplum ve endüstride ihtiyaç duyulan bilimsel bilgiyi ve bu bilginin pratik olarak uygulama imkânını öğrencilerine sunar. Türkiye’de ilk defa akademili pilotlar yetiştiriyoruz. Bu ne demek diye soracak olursanız. Okulumuzdan mezun olan pilotlar isterlerse kariyerlerini devam ettirebilecekler. Yani akademik kariyer yapmış pilotlar, profesör, doçent olarak karşımıza çıkacaklar. Türkiye’deki yabancı pilot açığına bizim üniversitemiz çözüm olacaktır. Bundan dolayı çok gururluyuz. 

Son olarak dergimiz aracılığıyla kamuoyuna vermek istediğiniz mesajlarınızı alabilir miyiz?
EĞİTİM’DE GERÇEK REFORM ŞART..
Katma değeri yüksek, teknoloji ürünlerinin üretilebilmesinin temelinde eğitim yatıyor. Bilgi kendiliğinden oluşmaz.Bilgiyi insan üretir. Bilginin üretilebilmesi için de verilen eğitim kalitesinin en üst düzeyde olması gerekir. Geride bırakılan 11-12 yıllık süreçte 205 bin derslik yapıldı, sadece 76 olan üniversite sayısı 175’e ulaştı. Bu alanda zemin önemli ölçüde müsait hale getirildi. İş bu müsait zemini değerlendirebilmekte. Eğitim dünyası piyasaya entegre olacak, dışarıdaki şartlardan kopuk, ideolojik kalıplara mahpus, yeniliklere kapalı, ideolojik eğitim modellerinin bütün izlerini ortadan kaldırmalı ve ‘rekabet edebilir’ gençler yetiştirmeliyiz. 

TEORİDEN PRATİĞE
İlk etapta üretilecek olan bilginin teorik yapıda faydalarının sınırlı olmasından ötürü, bilginin uygulamaya dökülmesi gerekiyor. Bu uygulama süreci de araştırma-geliştirme faaliyetlerinden geçiyor. Günümüzde üniversite-sanayi işbirliği sayesinde üretilen bilginin teoriye dönüşümü sağlanabiliyor. Fakat bu dönüşümün istenilen düzeyde olmadığını görüyoruz. Araştırma geliştirme faaliyetleri bakımından arzu edilen noktanın çok uzağında olduğumuzu zaman zaman rakamlarla ortaya koyuyoruz. Bu meseleyi mutlaka halletmek lazım; ‘Yeni Türkiye’nin olmazsa olmazlarından biri de bu. 

 





Parlametre
Serbest Kürsü

Anket

Türkiye'nin Dış Politikasını Olumlu Seyirde Güçlendirecek Ana Unsur Nedir ?
Yankı Dostluk Platformu
  • Facebook'ta Yankı Dergisi
  • Twitter'da Yankı Dergisi
  • Youtube'ta Yankı Dergisi