Yankı'nın Son Sayısı >MANİSA HUZUR, BARIŞ VE KARDEŞLİĞİN ŞEHRİDİR

İlk madeni paranın basıldığı, şehzadelere ev sahipliği yapmış, tarih sahnesinin önemli şehirlerinden biri olan Manisa’nın, başarılı çalışmalarıyla adından söz ettiren AK Parti Manisa Milletvekili Selçuk Özdağ, Manisa’yla ilgili hayallerini ve kamuoyuna mesajlarını Yankı dergisine anlattı. 

Öncelikle sizi tanıyabilir miyiz? Selçuk Özdağ kimdir?
1958’de Kırıkkale’nin Keskin ilçesinin Konur kasabasında doğdum. Ankara’da ilkokul, ortaokul ve lise tahsilimi tamamladım. Çalışarak okudum, su sattım, ayakkabı boyacılığı ve hamallık yaptım. Manisa Gençlik ve Spor Akademisi’nde okudum. Oradaki hayatım da çalışarak geçti. Pamuk topladım, tütün kırdım. 5 yıl kadar Gençlik liderliği yaptım ve Ülkü Ocakları’nda çalıştım. 1980 darbesiyle beraber tutuklandım. MHP ve Ülkücü Kuruluşlar davasında idamla yargılandım. 7 yıl cezaevinde kaldım. 12 Eylül döneminde işkence gördüm. Çıktıktan sonra da yine siyasetle iştigal ettim. Başbakanlık Sosyal Yardımlaşma Fonu’nda çalıştım. Bu sıralarda Muhsin Yazıcıoğlu’yla beraber Büyük Birlik Partisi’nin kuruluşunda aktif rol aldım. 1994’te Belediye Başkanı adayı oldum. 2002’de Manisa’dan milletvekili adayı oldum. 2007’de yine Manisa’dan aday adayıydım. Sayın Yazıcıoğlu’yla beraber Büyük Birlik Partisi’nde MKYK üyeliği, Yüksek İstişare Kurulu üyeliği ve Genel Başkan Yardımcılığı görevlerinde bulundum. Ölene kadar kendisiyle birlikte çalıştım. Öldükten sonra o süreçte Büyük Birlik Partisi’nden istifa etim. 28 Şubat döneminde verdiğim bir demeçten mütevellit önce doktoradan kaydımı sildiler, ardından üniversiteden uzaklaştırıldım. 6 buçuk ay sonra yeniden döndüm. Tekrar Danıştay 8. Dairesi’nin kararıyla bir daha uzaklaştırıldım. 2009 yılında yine üniversiteden uzaklaştırıldığımda Bülent Arınç beni Başbakanlık Basın Yayın Enformasyon İzmir Müdürlüğüne tayin etti. 2011 seçimlerinde acılarıma annelik yapan şehir Manisa’dan milletvekili olarak seçildim. 

YENİLGİLERİMDEN ZAFER ÇIKARMASINI BİLDİM
Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu üyeliği ve Çevre Komisyonu üyeliği yapıyorum. Milletvekili seçildiğime 2 yerde çok sevindim. Biri, Muğla Üniversitesinin 3 defa atıldığım, kampüsüne sokulmadığım dönem içerisinde eğitim-öğretim yılının açılışını milletvekili olarak Bülent Arınç ile yaptım. O zaman yaptığım konuşmada öğrencilere şunları söyledim: “Gençler, ben hayatım boyunca yenildim ama yenilgilerimden zafer çıkartmasını bildim. Hiçbir yenilgiyi yenilsem bile kabul etmedim, mutlaka galip geleceğim diye düşündüm. Şimdi Manisa Milletvekili olarak huzurlarınıza geldim ve atıldığım üniversitenin açılındayım. Şu an bahtiyarım.” Bir de Darbeleri ve Muhtıraları Araştırma Komisyonu’nda yaptığım konuşma benim için çok önemliydi. Manisa Gençlik ve Spor Akademisi Buca Eğitim Fakültesi Sosyal Bilgiler mezunuyum. Doçentliğim var. Çeşitli spor dallarıyla uğraştım. Evliyim, 2 çocuk babasıyım.

Manisa’yı sizin gözünüzden değerlendirecek olursak neler söyleyebilirsiniz?
Manisa şehzadeler kentidir. 16 şehzade Manisa’da yetişti. Bu 16 şehzadenin 7 tanesi sultanlık yaptı. Manisa ve Kula dernekleriyle ortak yapılan bir çalışmayla Hafsa Sultan’ın mezarını orijinaline uygun olarak restore ettirdik. Bu çalışmadan dolayı Sayın Bülent Arınç’a, Fatih Belediyesi’ne ve Kula dernek başkanımız Mustafa bey’e ve diğer derneklere teşekkür ediyoruz. Şu an orada Kanuni Sultan Süleyman’ın kızı Şah Sultan’ın da mezarı bulundu. Her yıl Manisa’da mesir şenliklerinde Hafsa Sultan ve Merkez Müslihittin Efendi’nin mezarı başında bir hatim duası okuyarak onları anmış oluyoruz. Türk dünyasına Mesirimizle Manisa’yı ve Türkiye’nin tanıtımını yapıyoruz. İnşallah Büyükşehir belediyesini aldığımız zaman, aynı gün Türk dünyasının her ülkesinde veya Türk dünyasıyla kültürel bağı olan Makedonya’sından Kırım, Kıbrıs, Cezayir, Fas, Tunus, Kerkük, Kazakistan, Kosova’sına kadar her ülkede mesir yapılacak dağıtılmasını sağlayacağız. 

YUNUS EMRE VE TAPTUK EMRE’NİN MEZARLARI MANİSA’DADIR
Manisa aynı zamanda bir kültür kentidir. Manisa inanç turizminin merkezi olabilecek potansiyele sahip bir şehirdir. Kula’da Yunus Emre ve Taptuk Emre’nin mezarları var. Yunus Emre’nin mezarının Eskişehir’de olduğu söylenir ama Taptuk Emre’nin mezarının hemen yanında başka bir mezar vardır, o da Yunus Emre’nin mezarıdır. Aynı zamanda Manisa Saruhan Beyliği’nin ve İlhanlıların merkezidir. Dünyada ilk madeni paranın basıldığı yer yine Manisa’dadır. İncil’de geçen 7 kilisenin 7’si de Türkiye’dedir. Bu kiliselerin 3’ü Manisa’dadır. Biri Sard Kilisesidir, Salihli’ye yakın bir bölgede bulunur. İkincisi Philadelphia kilisesidir ve Alaşehir’de bulunur. Üçüncüsü, Thyatira kilisesidir ve Akhisar’dadır. 
Manisa aynı zamanda bir eğitim kentidir. Üniversitemiz vardır ve ilçelerimizde fakülteler kuruyoruz. Yeni rektörümüzün atanmasıyla birlikte 5 olan fakülte sayımız 11’e çıktı. Şu an Salihli’de 670 dönümlük bir arazide hayırseverlerin desteğiyle yeni fakülte kuruluyor. Akhisar’da yıllardır kangren olan Tekel’in arazilerinin 220 dönümü, Gıda ve Tarım Fakültesi kurulması için üniversiteye tahsis edildi. Milletvekili arkadaşlarımızla birlikte Salihli’de İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi kuruyoruz. Şu an bir Endüstri Meslek Lisesi’ni çıkardığımız kanun gereği Organize Sanayi’ye devrettik. 950 öğrenci orada tam burslu olarak okuyacak. Aynı zamanda Organize Sanayi bize 2 sene içerisinde bir lise, bir anaokulu ve kreş yapacak. Orada işçilerin çocuklarını tam burslu olarak okutacaklar, işçilerimiz çalışmaya giderken gözleri arkada kalmayacak. Endüstri Meslek Liselerinden mezun olan çocuklar da Teknoloji Fakültelerine gidecekler. Manisa’da 30 bin öğrencimiz var, hedefimiz öğrenci sayısını 40 bine çıkarmak.
 
TÜRKİYE’NİN İLK LİSE KAMPÜSÜNÜ YAPIYORUZ
Zenginlerimize okul yaptırıyoruz. Anemon Otellerinin sahibi İsmail Akçura, arsasıyla beraber 10 trilyona mal olan bir okulu bitirdi ve bize teslim etti. Yanına 300 kişilik bir kız yurdu yaptık. Selendi, Demirci gibi ilçelerimizden gelen kızlarımız orada kalacaklar. Manisa’da Türkiye’de bir ilki gerçekleştiriyoruz. Manisa yakınlarında 150 dönümlük bir araziyi Lise Kampüsü yapıyoruz ve bütün liseleri bir araya topluyoruz. Türkiye Fransa, Japonya ve İngiltere gibi zengin bir ülke değil. Her liseye kapalı ve açık spor salonu, tiyatro salonu, müzikhol veya sanat merkezi yapabilmek çok zor. 11 lisemizi bir yerde toplarsak öğretmenden tasarrufu yapmış olacağız ve ders açığı olmayacak. Ortak akıl, ortak tasarruf ve ortak faydalanmayı oluşturuyoruz. 30 dönümlük bir bölümü de Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü’ne tahsis ederek rehabilitasyon merkezi, Kimsesizler Çocuk Yuvası oluşturacağız. Türkiye’de ilk defa Lise Kampüsü oluşuyor ve bu bizim için heyecan verici gelişme. Manisa’nın zenginleri 24 ay içerisinde Manisa merkezde, Kula’da, Sarıgöl’de, Alaşehir’de 100 trilyonluk okullar yapıp açtılar. Biz 5 milletvekili olarak yeni bir proje geliştiriyoruz. Manisa’da hangi iş adamı yatırım yapıyorsa bu yatırımcılara okullar yaptıracağız.
Manisa aynı zamanda tarım kentidir. Gediz ovası dünyanın 7. büyük ovasıdır. Manisa geçen sene ihracatını en çok artıran şehirlerden biri olma unvanını kazandı. Türkiye üzümünün yüzde 87’si, dünya üzümünün yüzde 50’si Manisa’da üretilir ve yüzde 87 ihracat yapılır. Yaklaşık 350 bin ton üzüm ihracatı yaparız. Özellikle Muzaffer Yurttaş milletvekilimiz insanlarımızın üzüm tüketmesi konusunda duyarlılık ve teşvik gösterir. Eskiden üzüm borsası İzmir’deydi, şu an ise üzüm borsası Manisa’da ve Sultaniye üzümü Manisa ile anılıyor. Manisa artık çilek yetiştiriciliğinde de söz sahibi oldu. Köprübaşı ilçemiz 30 trilyonluk çilek ihracatı yapıyor. Kiraz borsası yine Alaşehir’dedir. Türkiye’de üretilen, ihraç edilen her kiraz bize uğramak zorundadır, borsa biziz, biz belirleriz. Bir de Türkiye’de ilk kiraz Manisa’da yetişir. Dünyada ilk kiraz Arjantin’de çıkar, Türkiye’de ise Manisa’da çıkar. 

MANİSA’NIN GELECEĞİ ÇOK PARLAK
Manisa aynı zamanda Türkiye’nin en önemli sanayi merkezlerinden bir tanesidir. Bizim organize sanayimiz Türkiye’nin en temiz, en düzenli organize sanayisidir. Diğer şehirlerdeki organize sanayiler daha büyüktür ama biz ihracatta 7. sıradayız, temizlik ve düzen açısından biz ön plandayız. Şimdi Salihli, Akhisar ve Turgutlu’da olmak üzere yeni organize sanayi bölgelerimiz tahsis ediliyor. Köprübaşı’nda Uranyum madeni bulundu. İnşallah Sinop ve Mersin’de yapılacak nükleer tesislerin ham maddesini de buradan sağlayacak ve dışa bağımlı olmayacağız. Manisa’nın geleceği çok parlak. Gördes’te ve Çal’da Nikel madeni bulundu. Akhisar ve Turgutlu’daki yeni sanayi bölgelerimiz doldu. Salihli’de yeni bir organize sanayimiz oluşturuluyor. Manisa Türkiye’de işsizliğin ve suç oranının en az olduğu şehirlerden biri. Manisa sanayide dördüncü, sanayide beşinci teşvikten faydalanıyor ve bu da İzmir’in zenginlerini Manisa’ya yöneltiyor. Manisa tarımda önde giden bir şehir ama sanayileşme açısında da gelişiyor. Sahip olduğu turistik özellikler nedeniyle İzmir bir turizm ve kültür kenti olmalı. Manisa arazi açısından daha elverişli olduğu için hem tarımı hem sanayiyi birlikte götürebilir. 
Manisa aynı zamanda bir jeotermal kentidir. Türkiye’nin en sıcak suyu Alaşehir’de 288 derece çıktı ve şu an oradan elektrik üretiyoruz. O bölgede seracılık, sağlık turizmi, elektrik üretimi gibi alanlarda çalışmalar yapılıyor. Manisa rüzgâr enerjisi anlamında Türkiye’nin 244 rüzgâr merkezinden bir tanesidir. Kırkağaç, Soma, Akhisar bölgesi çok rüzgâr alır. Rüzgârdan elektrik üretilerek 10 bin haneye elektrik dağıtımına başlandı. Bizim hedefimiz Manisa’nın tamamının elektrik ve ısınma ihtiyacını jeotermalle, termik santrallerle, rüzgârla bu bölgeden sağlamak ve dışa bağımlı olmamak. Bunu da birkaç sene içerisinde yapacağız. Büyük kömür rezervlerine sahibiz. Termik santrallerimizin buharıyla Soma’yı ısıtma çalışmalarını yapıyoruz. Altyapısı tamamlandı ve inşallah bu kışa yetiştireceğiz. 155 milyon tonluk kömür rezervimizin çıkmasıyla birlikte ikinci termik santralimizin çalışmalarına başlandı. 5 yıl sürecek inşaat sırasında 1000 kişi çalıştırılacak ve bu 5 yılın sonunda santralde çalışmak için 3500 kişi istihdam edilecek. Buradan üretilecek buharla kış mevsiminde Kırkağaç’ı ısıtmak ve kışın dahi Kırkağaç kavunlarını üretmek ve seracılığı başlatmak istiyoruz. 
İzmir’in su ihtiyacını da biz karşılıyoruz. Gördes ve Güneşlide yapılan iki tane barajımız var. 30 sene boyunca yapılamayan barajı 2014 yılının sonunda inşallah biz bitireceğiz. İzmir’in su ihtiyacının yüzde 40’ını oradan karşılayacağız. Manisa’da Gediz’i temizleme ve temiz kullanma, fabrikalara arıtma kurma noktasında belediyelerle çok ciddi çalışmalar yürütüyoruz.
AK Parti milletvekilleri olarak her konuyla ilgileniyoruz. Telefonlarımız, kapımız ve gönlümüz açık. Manisa’nın her ilçesinde hastanemiz var. Manisa’da büyük yatırımlar gerçekleştiriyor. Türkiye’de tavukçuluk noktasında, ihracatın yüzde 20’sini biz gerçekleştiriyoruz. Tarımda, madencilikte, hayvancılıkta, jeotermalde, sanayide söz sahibiyiz. Ferrero Grubu Manisa’da büyük bir yer aldı. Ortadoğu’da ve Türkiye’deki çikolata fabrikalarıyla rekabet edecekler. 
Manisa, iklimi açısından endemik bitkilerin de merkezidir. Dünyada 2000 endemik bitki vardır. İsviçre’de 1 tane endemik bitki varken Türkiye’de 200 endemik bitki bulunur ve bunun 40 tanesi Manisa’da yetişir. Merkez Müslihittin Efendi’nin yaptığı mesir macununda kullandığı 41 çeşit baharatın 20 tanesi Manisa dağlarından toplandı, geri kalanlar Hindistan’dan ve Cava adalarından getirildi. Yapılan macunla kendisi şifa buldu. Her yıl Nevruz ayının ilk gününde meydanlarda bu macunun yapılmasına dair ferman yayınladılar. 474 yıldır Nevruz ayının ilk gününde insanlara mesir macunu yapılır ve dağıtılır. Mesir şenliklerinde Manisa tanınır. O hafta Manisa’ya 1 milyona yakın insan gelir ve 100 bin kişiyle mesir şenliği yaparız. 

MANİSA’DA MEDENİYETLER KOROSU OLUŞTURMAK EN BÜYÜK HAYALİM
Benim en büyük hayalim, Sard’da büyük bir uluslararası kültür festivali yapabilmek. Hıristiyan Batı dünyasının arya üstatlarının Mozart’ın, Haydn’ın, Bach’ın, Beethoven’ın dini musikileri vardır. Ben müzikal anlamda Batı dünyasının, Güney ve Kuzey Amerika’nın, Avrupa’nın üstatlarını ve İslam dünyasının ilahi üstatlarını getirerek birçok dilde ilahiler, aryalar söylenmesini istiyorum. Türkiye medeniyetler beşiği ve Hatay’da Medeniyetler koromuz vardır. Ben de burada Medeniyetler korosu oluşturmak istiyorum. Bizim medeniyetimizin adı gözyaşı medeniyetiydi. Ayrıca dünyanın büyük merkez bankalarının başkanlarını şehrimize getirmek istiyoruz. Ayrıca Salihli’de, geçmişten bugüne basılan paraların sergilendiği açık ve kapalı para müzesi oluşturmak istiyoruz. Dünyada ilk madeni para Salihli’de, Sard’da basıldığı için bu çalışmaya çok önem veriyorum. Bu çalışma için Muzaffer Yurttaş milletvekilimiz büyük gayret sarf ediyor. Hedefimiz oraya büyük bir uluslararası kültür festivali yaparak Manisa’mızı tanıtmak. 

MANİSA YATIRIM İÇİN EN GÜVENLİ ŞEHİR
Manisa, Financial Times gazetesi tarafından dünyada yatırım yapılabilecek en güvenli şehirlerden bir tanesi seçilmiştir. Manisa aynı zamanda limanlara çok yakın bir kenttir. Çandarlı’da bir liman inşa ediliyor, bittiği zaman orada 25 bin kişi çalışacak. Türkiye’nin ve Avrupa’nın en büyük limanlarından birisi olacak ve Manisa’nın ihracatına büyük katkı sağlayacak. Büyükşehir Belediyesi’ni aldığımızda Manisa’yı her anlamda marka şehir haline dönüştüreceğiz. Ayrıca Spil Dağı’nda endemik bitkilerle ilgili bir müze kurmak gibi bir hayalim de var.  Türkiye’de yamaç paraşütü yapılabilecek önemli merkezlerden bir tanesi de Spil Dağı’nda bulunuyor. Aynı zamanda o bölge kiraz yaylası ve Yılkat atlarının yaşadığı bir yer. Turist çekeceğimize inanıyorum. 

MANİSA İZMİR’İN ARKADA BAHÇESİ DEĞİL, DESTEKLEYİCİSİDİR
Manisa her geçen gün büyüyen bir kent. Eskiden İzmir’in arka bahçesi olarak değerlendiriliyorduk ama biz İzmir’in arka bahçesi değil lojistik destekleyicisi ve İzmir’in besleyicisiyiz. Manisa tarihiyle, kültürüyle barışık, eğitim merkezi olmaya aday bir kent. Aynı zamanda da Manisa geleceğe kuşanan, çalışkan ve huzurlu bir kent. İnşallah daha güzel şeyler başarır ve Manisa’yı geleceğe marka şehir olarak taşırız. 
Son olarak Yankı dergisi okuyucularına ve Manisalılara iletmek istediğiniz mesajlar nelerdir?
Yankı dergisi olarak siyasete, tarihimize, kültürümüze katkıda bulunduğunuz için teşekkür ediyorum. Manisalılara şunu söylemek istiyorum; Manisa huzurun, barışın ve kardeşliğin yaşandığı bir kent. Manisa’da Kürt’üyle, Arap’ıyla, Türkmen’iyle, Çerkez’iyle, Roman’ıyla beraber yaşıyoruz ve yaşamaya da devam edeceğiz. Manisa’ya hizmet etmek, bizim için bahtiyarlıktır ve Manisalı olmak ayrıcalıktır. 

ÇÖZÜM SÜRECİNİ DESTEKLİYORUM
Türkiye’deki terör sorununu ve bunun paralelinde çözüm sürecini nasıl değerlendiriyorsunuz?
Ben PKK ve Kürtçülük sürecini vesayetçi yapıların, iç ve dış egemen güçlerin oluşturduğuna inanıyorum. Vesayetçi olarak darbe yaptılar, Türkiye’yi sağ-sol diye böldüler, Türkiye’yi Alevi-Sünni diye kutuplaştırıp kamplaştırdılar. Bu süreçte kim ne kadar yanlış yaptıysa devlet de o kadar yanlış yaptı. Ama devletin yaptığı yanlışlar PKK’nın yaptığı yanlışları ortadan kaldırmaz. PKK bir zulüm örgütüydü ve o örgütten kurtuluyoruz. Türkiye normalleşiyor ve demokratikleşiyor. Türkiye inşallah ileri demokrasiyle tanışacak. 

AVRUPA BÜYÜYEN TÜRKİYE KARŞISINDA DİZ ÇÖKECEKTİR
Türkiye’de çözüm sürecini, Avrupa’nın ekonomik durumuna bağlıyorum. Avrupa şu an kendi ekonomik meseleleriyle boğuşuyor. Avrupalılar artık PKK’nın arkasında olamıyor. Romanya, Yunanistan, İspanya, Portekiz, İrlanda iflas etti, İtalya iflasın eşiğine geldi. Fransa ekonomik krizde, Almanya ve İngiltere büyümüyor. O nedenle artık PKK’nın arkasında olmayacaklardır. Artık büyüyen Türkiye’nin karşısında diz çökeceklerdir. Türkiye’nin hem ekonomisi büyüyor hem insan hakları ve özgürlükleri genişliyor. Recep Tayyip Erdoğan, Özal’ın başlattığı ve Avrupa Birliği süreciyle devam eden şeyleri yapmıştır. Ekonomiyi düzeltmiş, vesayetçilere kafa tutmuştur ama talih de ondan yanadır. Türkiye’nin ve Türklerin talih sarkacı yükseldiğini düşünüyorum. Çünkü “Her kemalin bir zevali, her zevalin de bir kemali vardır” der İbn-i Haldun. Bizim yükselişimiz Viyana Bozgunu’na kadar devam etti sonra iniş başladı. Şimdi tekrar yeniden Menderes’le başlayıp Özal’la devam eden Recep Tayyip Erdoğan’la şahikalaşan bir yükselme devrindeyiz. “Yiğit düştüğü yerden kalkar” diye bir tabirimiz vardır. Bu topraklardan düştük ve bu topraklardan kalkacağız. Bu çözüm sürecinde de çok dikkatli olmak mecburiyetindeyiz. Provokasyonlar, provokatörler, ajanlar olacaktır. Şimdi ekonomiyi büyütme, kültüre sahip çıkma, merkeze tarihimizi, dinimizi ve kültürümüzü oturtma zamanıdır. 

TÜRKİYE BİR BAĞSA, ONUN BAĞBANI BİZİZ
Benim bir sözüm vardır; “Yol üstünde bağı olanla yari güzel olanın başı dertten kurtulmaz” diye. Türkiye ya yol üstünde bir bağ olmuştur ya güzel yar olmuştur bizler için. Her devlet bağımızdan bir salkım üzüm kopartmak istemiştir ama bu bağın bağbanı biziz ve bağımıza sahip çıkacağız. Türkiye eğer güzel bir kadınsa bin yıldır namuskârı biziz ve nice bin yıllar namuskârlığını yapacağız. Çözüm süreci Türkiye’nin önüne sunulmuş bir nimet, Allah’ın takdiri, siyasetin bir iradesi ve milletimizin geleceği noktasında aydınlık bir ufuk olarak düşünüyorum. 

BÜLENT ARINÇ ÖRNEK BİR SİYASETÇİDİR
Manisa’nın yetiştirdiği önemli bir devlet adamı olan Bülent Arınç için neler söylemek istersiniz?
Manisa deyince akla üzüm, Manisaspor, Akhisarspor, Hafsa Sultan gelir ama Bülent Arınç Manisa’nın yetiştirdiği müstesna kişilerdendir. Bana göre siyasetçiler üç şey karşısında imtihan olurlar. Kadın, para ve makam; güneştir. Bunların karşısında eriyenler kardan adamdır ve eriyip kaybolurlar. Siyaset sahnesinden böyle çok fazla kardan adam geçti ve gitti.  Ama Arınç gibiler bu üç güneş karşısında direnir, dava ve gerçek bir devlet ve millet adamı olurlar. Bülent Arınç Manisa’nın yetiştirdiği önemli bir siyaset duayeni, bizler için örnek şahsiyettir. 40 yıl siyaset sahnesinde olup da ellerini ve nasiyesini kirletmeden kalabilmek herkesi başarabileceği bir şey değildir. Manisalılar Bülent Arınç’ın kıymetini biliyorlar ve takdir ediyorlar.





Parlametre
Serbest Kürsü

Anket

Türkiye'nin Dış Politikasını Olumlu Seyirde Güçlendirecek Ana Unsur Nedir ?
Yankı Dostluk Platformu
  • Facebook'ta Yankı Dergisi
  • Twitter'da Yankı Dergisi
  • Youtube'ta Yankı Dergisi